(818 S. K. m. 43, 83) (743 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 74)
Davacı Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili Avukat H. Acar tarafından, davalı Z. Uzunhan aleyhine 2.10.1997 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.10.2001 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davalının temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; davacı kurum, satın alma daire başkanı olan davalının kok kömürü alımında kesin teminat mektubu almadan akreditifin açılmasını sağladığı, bu nedenle 15.000 USA dolarlık güvence kaybına uğradıklarından söz ederek tazminat isteminde bulunmuştur.
Yerel mahkemece davanın reddine dair verilen karar dairemizce davalının sorumlu olduğu belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak, olayın haksız eylemden kaynaklandığı, davalının eyleminin ihaleye dayandığı, uzun yıllar memur maaşlarının döviz bazında sürekli bir gerileme içinde olduğu, döviz karşılığı aynen tazmin kararı verilmesi halinde memur olan davalının yıkımına neden olacağı, zararın mevcudun eksilmesinden değil, fazladan elde edilecek cezai şarttan yoksun kalınma şeklinde gerçekleşmesi nedeniyle BK' nun 43. maddesi ve MK. nun 4. maddesi dikkate alınarak aynen tazminat istemi hak ve nesafete uygun görülmediği, gerekçe gösterilerek, dövizin zararın doğma tarihindeki Türk Lirası karşılığına hükmedilmiştir.
Davacı ile satıcı firma arasında yapılan sözleşmede belirtilen kesin teminat miktarını davalının almadığı ve bu miktarın dolar üzerinden belirlendiği dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmaktadır. Kararın infazında Türk parasının esas alınacağı yasa hükmü olduğundan ve davacının da döviz cinsinden zarara uğradığı gözetildiğinde, davacının talebi döviz cinsindeki alacağının hükmün infaz sırasındaki Türk parası karşılığına hükmedilmek, daha sonra mahkeme kararında belirtilen indirim nedenleri bu miktar üzerinden yapılmak gerekirken yazılı şekilde ve somut olayla bağdaşmayacak şekilde dövizin olay tarihindeki Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davalının temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.5.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy Yazısı:
Borçlar Kanunu'nun 83. maddesinin 1. fıkrasına göre mevzuu para olan borç memleket parası ile ödenir. Taraflar arasında sözleşme varsa bu kuralın dışına çıkılabilir. Maddede ki kural kamu düzeni ile ilgili olduğu için her aşamada ve talep olmasa bile göz önünde bulunacak hususlardandır.
Davaya konu uyuşmazlığın hukuki dayanağı sözleşme değil davalının görevini yapmadığı esasına dayanan haksız fiildir. Zarara sebep olan olayda verilen zararın olay tarihindeki değeri zararın tazmininde esas alınmalıdır. Dava konusu edilen sözleşmenin yabancı para üzerinden yapılmış olması etkili değildir. Aslolan olay tarihindeki değeridir. Kaideten istek Türk parası esas alınarak yapılmalıdır. Eğer davacı Türk parası dışında bir para üzerinden istekte bulunmuşsa, bu paranın istek tarihindeki kur üzerinden karşılığı tespit edilerek, HUMK. nun 74. maddesine uygun talep miktarı belirlendikten sonra yargılama yapılarak, sonuçta, gene Türk parası üzerinden karar verilmesi gerekir. HGK. nun 19.2.2001 gün 2001/19-17 esas, 2001/151 karar sayılı kararında da bu görüş aynen uygulanmıştır. Bu nedenle uygulama yeri bulunmayan tahsil tarihindeki yabancı paranın karşılığının tahsiline karar verilmek üzere bozma yapılması uygun olmamıştır. Bu nedenle bozma kararının, ilgili bölümüne katılamıyorum. 13.5.2002(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy