(818 S. K. m. 50, 51, 134) (765 S. K. m. 65, 464, 467)
Dava: Davacı S. Dönmez (kendisine asaleten ve Ö. Dönmez'e velayeten) vekili Avukat N. M. tarafından, davalı A. B. ve diğerleri aleyhine 26/12/2000 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/12/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar A. ve T. B. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar Ali ve Taner B.'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Uyuşmazlık müteselsilen (zincirleme olarak) sorumlulukla ilgilidir. Bu kurum, BK.nun 141-147. maddelerinde düzenlenmiştir. Yasalarda terim olarak teselsül ya da müteselsil sorumluluk biçiminde yer alan sözcükler, tam teselsül anlamındadır. Anılan yolla borçlu olanlar, zararın tamamından sorumludur. Zarar gören (alacaklı) dilediği borçluya başvurabilme hakkına sahiptir. Hukukumuzda bu tür sorumluluk, BK.nun 50, 51, 179, 302, 534; TTK. nun 178, 256, 336, 485/2; MK. nun 412/2, 582; 506 sayılı Yasanın 26; Basın Kanunu'nun 17; Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 181 ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88 ve 89. maddelerinde olduğu gibi tek tek belirlenmiştir. Zincirlemenin doğal sonucu olarak sorumlulardan birinden icra ya da dava yoluyla paranın istenmesi; öteki sorumluya karşı zamanaşımını keser (BK.134).
Ceza Mahkemesinin kesinleşen hükmüne göre davalılar A. B. ve T. B. kavgada ölene el uzatmış oldukları için TCK. nun 464. maddesiyle hükümlendirilmiş olmasına rağmen mahkemece onlar açısından müteselsil sorumluluğun varlığı kabul edilip bu esasa göre ödetme kararı verilmiştir.
Oysa, yasa hükmü kavgada el uzatılmasını, öldürme ve yaralama eylemine iştirak veya TCK. 65. maddesi anlamında müzaheret olarak benimsememiştir. Bu bakımdan kavgaya el uzatanı ölümden veya yaralamadan doğan zarardan teselsül kuralları uyarınca BK.nun 50 ve 51. maddelerindeki esaslara göre müteselsilen sorumlu tutmaya olanak yoktur. Ancak TCK. nun 464/1. maddesi gereğince cezalandırılan, kendi eyleminden dolayı TCK. nun 467. maddesi gereğince sorumlu tutulabilir. Anılan yön gözetilmeksizin, adı geçenlerin müteselsilen sorumlu tutulmuş olması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2 sayılı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının ise 1 sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.09.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy