(818 S. K. m. 45, 47)
Dava: Davacılar Niyazi K. ve arkadaşları vekili Avukat Ergun Hüyük tarafından, davalılar K... ve Seyit Ali D. aleyhine 21.6.1999 gününde verilen dilekçe ile ölümlü ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.5.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ve davalılardan K... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olan olayda davalının kusur derecesi, davacıların ölenle yakınlık dereceleri ve yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde desteğin ölümü nedeniyle mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarları azdır. Davacılar yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacılardan Emine K.'ün yoksun kaldığı destek tazminatı miktarı bilirkişi raporunda 251.522.821 lira olarak belirlendiği halde mahkemece adı geçen davacı için nedeni açıklanmadan daha fazla maddi tazminata hükmedilmiş olması da bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle davacılar yararına (3) sayılı bentte gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA tarafların diğer temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 6.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy