(743 S. K. m. 24, 25) (818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Gündüz Ege tarafından, davalı Selma Gör aleyhine 6.11.2000 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar görüşüldü, gereği düşünüldü:
Karar: Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; tarafların avukat oldukları, bir hukuk davasında davacı vekili olarak görev yapan davalının oturum sırasında o davanın davalısı olan davacıya yönelik beyanlarının dava konusu edildiği anlaşılmaktadır. 3.10.2000 tarihli oturum tutanağında davalının, "Biz raporu eksik buluyoruz. Ancak aynı bilirkişiden yeniden rapor alınmasına gerek yoktur. Zira bilirkişinin tesir ( davacının tesiri altında ) kaldığını sanıyorum..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir.
Davacı, davalının oturum tutanağına yazılan bu beyanlarına ek olarak ( bilirkişiye kitap aldı ) sözlerini de söylediğini belirterek, davalının kendisini kitapla rüşvet vermek suretiyle bilirkişiyi etkilemekle suçlamak istediğini ileri sürmüştür. Dinlenen tanık anlatımlarından oturum sırasında davalının davacıya yönelik olarak bilirkişiye kitap aldı, etki yaptığı anlamında beyanlarında bulunduğu belirlenmiştir. Gerek dava dilekçesi itibariyle gerek diğer dilekçelerinden davacının bilirkişiye ( ve hakime ) hukuk kitabı verdiği olgusunu kabul ettiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi, belge, anlatımlar ile yukarıdaki belirlemeler incelenip değerlendirildiğinde; davacının bilirkişiye kitap vermesi olgusuna dayanılarak o uyuşmazlığın çözümünde görev yapan bilirkişinin davacının etkisi altında kaldığının ileri sürülmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davalının oturum sırasındaki tüm sözlerinin iddia ve savunma sınırları içinde kaldığının kabulü ile davanın reddedilmesi gerekirken Mahkemece davalının sorumluluğuna karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy