(818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Davacı Şükran Başaran vekili Avukat A.Y.Ö. tarafından, davalılar Kâmil Engin Tarhan ve Huriye Sabahat Tarhan aleyhine 23.9.1998 gününde verilen dilekçe ile köpek ısırması nedeniyle tazminat, birleşen dosyada davacılar Kâmil Engin Tarhan ve Huriye Sabahat Tarhan vekili Avukat S.K. tarafından davalı Şükran Başaran aleyhine 17.3.1999 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı Şükran Başaran'ın davasının kısmen kabulüne, birleşen davada davacıların istemlerinin reddine dair verilen 14.3.1998 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı Şükran Başaran (asaleten, Sonay Başaran'a velayeten) vekili tarafından süresi içinde istenilmekle gereği görüşüldü:
Karar: Öteki temyiz itirazına gelince: Davacı dava dilekçesinde davalıya ait köpeğin çocuğunun dudağından ısırması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiştir. Yerel Mahkemece maddi tazminat istemi kabul edilmiş, çocuğun yaralanma derecesi dikkate alındığında davacı anne için manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle manevi tazminat istemi reddedilmiş, karar davacı yanca temyiz edilmiştir.
Kişilik hakları kişinin yaşamı, vücut ve ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerini koruyan haklar olup bunlar fiziki, duygusal ve sosyal kişilik değerlerini içerir. O halde davacının çocuğunun yaralanmasının davacının duygusal değerlerine saldırı kapsamında olup olmadığının üzerinde durulması gerekir. Sosyal ve duygusal kişilik değerleri, kişinin toplum içindeki yeri, birlikte yaşadığı ailesi ve yakınlarının değer alanı içine giren haklardır. Bu haklar kişinin bizzat kişiliğine bağlı olmayıp özellikle aile hukuku içinde yer alan değerlerdir. Bu bağlamda Borçlar Yasası'nın 49. maddesindeki düzenleme itibariyle, kişinin bizzat değil de yakınlarının ( karı-koca, ana-baba ve çocukları ) ağır yaralanması gibi somut olayın kendine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların kanıtlanması halinde sosyal ve duygusal değerlerin ihlal edildiği ve bozulduğu, böylece aile birliği içinde korunması gereken bağlılığın zarar gördüğünün kabulü gerekir.
Somut olayda verilen raporlara göre çocuğun hayati tehlikeye maruz kaldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca kuduz olma tehlikesine karşı çocuğa 6 doz kuduz aşısı yapılmıştır. Şu durumda davacı annenin sosyal kişilik değerlerinin saldırıya uğradığının kabulü gerekir. Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilmeden yazılı gerekçe ile davacı annenin manevi tazminat isteminin reddedilmiş olması yukarıda açıklanan ilkelere aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
KARŞI OY:
Davacının küçük kızı, köpek tarafından ısırılmıştır. Dava dilekçesinde davacı olarak, davacının adı yazılmış, velayeten açıldığına işaret edilmemiştir. Ancak, dilekçe bütünü ile incelendiğinde davanın küçük adına da açıldığı, onun içinde manevi tazminat istediğinin de kabul edilmek gerekir. Her biri için ne miktar istendiği açık değilse mahkemece bu açıklattırılmalıdır. Velayetten söz edilmemiş olması, sonuca etkili değildir. Dava dilekçesinde, küçüğün üzüntüsünden, çektiği acılardan açıkça söz edilmiştir. Tüm inceleme de küçükle ilgili olarak yapılmıştır. Hatta, küçüğün babasının da izni istenmiş ve bu konudaki belgeler dosyaya sunulmuştur. Bu nedenle küçüğün isteminin reddine ilişkin olan Mahkeme kararına ve ilamın ilk bendine katılamıyorum. Kararın küçük yönünden de bozulması gerektiği düşüncesindeyim.
KARŞI OY:
Dava dilekçesinin başlık bölümünde davacı olarak sadece anne Şükran Başaran'ın ismi yazılmış olmakla birlikte, dilekçenin 2. sayfasının 4. paragrafındaki açıklamalardan, küçük Sonay için de manevi tazminat istendiği anlaşılmaktadır. Nitekim 27.92001 günlü oturumda davacı vekili küçük Sonay'ın babasının davaya muvafakatını içeren belgeyi dosyaya ibraz edeceklerini bildirmiş, ara kararında da davacı vekiline bu konuda ve ayrıca manevi tazminat isteğini açıklaması yolunda süre verilmiş, davacı vekili 30.10.2001 havale tarihli dilekçe ile kimin için ne miktarda manevi tazminat istediğini açıktamıştır.
Şu durumda, davada küçük Sonay için de manevi tazminat istendiğinin kabulü ile bozma kararının bu hususu da kapsaması gerektiği düşüncesinde olduğumdan Dairemiz kararının 1 no.lu bendine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy