(2464 S. K. m. 103/3) (2828 S. K. m. 18)
Dava: Davacı S.H.Ç.E.K. Genel Müdürlüğü tarafından, davalı Ümraniye Belediye Başkanlığı ve diğerleri aleyhine 26/1/1995 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/6/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile Şinasi Ö. dışındaki davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; dava, özel yasadan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2464 sayılı Belediye Gelirleri yasasının 103/3 maddesinde, bu yasa ile sağlanan belediye gelirlerinin % 1'inin kanunlarla tayin edilen kuruluşlara tahsis edileceği; davacı S.H.Ç.E.K.'nun kuruluşuna ilişkin olan 2828 sayılı yasanın 18. maddesinin (1) bendinde, söz konusu tahsisatın davacı kuruluşun gelirleri arasında gösterildiği, aynı maddenin son fıkrasında ise, bu tahsisatın üçer aylık devreler itibarıyla ve devreleri izleyen on gün içinde (davacı) kuruma ödenmesi zorunluluğunun düzenlenmiş olduğu, bu yasal zorunluluğa rağmen davalıların, davacı kuruluşa aktarma yapmadıkları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacının alacağı, özel yasadan kaynaklanmaktadır. Bu niteliği nedeniyle davalıların temerrüde düşürülmesi zorunlu değildir. Yasada belirtilen üçer aylık devrelerde ve on günlük sürede davacıya ödeme yapılmaması ile davalılar temerrüde düşmüş sayılır ve o andan itibaren (cezai faiz ve asıl alacak yanında) temerrüt faizi ile de yükümlülükleri başlar.
Şu durum karşısında dava konusu yıllara ilişkin asıl alacak miktarlarının üçer aylık devreler itibarıyla belirlenmesi ve bu devreleri izleyen on günün dolmasından itibaren (o devreye ilişkin asıl alacak ve cezai faizle birlikte) yasal faiz ile de davalıların sorumluluklarına karar verilmesi gerekirken; mahkemece, üçer aylık devreler itibarıyla asıl alacak miktarları hesap uzmanı olan bir bilirkişiye tespit ettirilmeksizin ve konunun uzmanı olmayan hukukçu bilirkişinin yıllar itibarıyla belirlediği asıl alacak miktarının esas alınması ve davalıların temerrüde düştükleri tarihler yerine dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA, davalıların temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine 3.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy