(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Mustafa Şıvgın vekili Avukat Muttalip Aytekin tarafından, davalı Süleyman Borazan aleyhine 11.7.2001 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 5.2.202 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödettirilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı köy muhtarının ikametgah ilmuhaberi almak isteyen işçisi Çetin Kalan'a kendisi için Mustafa Şıvgın denen boynuzluya söyle onun işini yapmayacağı demek suretiyle kişilik haklarına saldırıldığı için manevi tazminat istemiştir. Yargılama aşamasında hakareti nakleden işçi Çetin Kalan ve davacının oğulları tanık olarak dinlenmiş, gerek işçi dava dilekçesi içeriğini doğrulayan beyanda bulunmuş gerekse davacının oğulları Çetin Kalan'dan bu sözleri duyduklarını belirtmişlerdir. Bir diğer tanık İsmail Karaca ise taraflar arasındaki geçmişte yaşanan olayları anlattıktan sonra, davalının davacıya boynuzlu diye hakaretini duymadığını söylemiştir. Yerel mahkemece bu son tanık beyanına itibar edilmiş, diğer tanıkların davacının işçisi ve oğulları olması nedeniyle onların beyanlarına itibar edilmediğinden dava reddedilmiştir.
Davalının davacıya dava konusu edilen sözleri söylediği gerek davacının işçisi gerekse oğulları tarafından doğrulanmış olup, davalıdan böyle bir söz duymadığını bildiren tanık İsmail Kara'nın ifadesi ise böyle bir sözün söylenmiş olup olmadığına dair bilgisi olmayan tanığın sözleri niteliğinde olduğundan ve dava konusu olay nedeniyle ceza davasının açılmış olduğu da anlaşıldığından tüm bu delillerin birlikte değerlendirilmesi, özellikle mahkemece ifadeleri yadsınan tanıkların davacının işçisi ve oğulları olması tek başına bunların ifadelerinin kabul edilmemesi için sebep teşkil etmeyeceğinden bunların ifadelerinin kabul edilmemesi için başkaca bir sebep bulunup bulunmadığı da değerlendirilmek ve varılacak olan sonuca göre hüküm kurmak gerekirken, mevcut yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy