(2709 S. K. m. 28) (4721 S. K. m. 24) (818 S. K. m. 49)
Davacı Fikri K. vekili Avukat Mustafa Safi Beşe tarafından, davalı Saadettin U. ve TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkezi aleyhine 19/4/2001 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarını ihlalden doğan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/1/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı odanın sahibi olduğu, diğer davalı Saadettin U'un sorumlu yazı işleri müdürü olduğu aylık "İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Haber Bülteni" adlı derginin 2000 yılı Ekim sayısının 4. sayfasında "Merkez Yönetim Kurulu Yürütmesinde Değişiklik oldu." başlıklı yazıda kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı oda taraf sıfatı olmadığını, davalı Saadettin U. ise merkez yönetim kurulunda meydana gelen görev dağılımı değişikliklerini üyelere bilgi vermek amacı ile bu yazının yazıldığını ve haberin gerçek olduğunu savunmuştur. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiştir. Karar davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve diğer özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan basın özgürlüğünün amacı kamuyu ilgilendiren konularda doğru ve gerçeğe uygun haber vermeyi sağlamaktır. Basının görevi, genel yararları ilgilendiren konularda olayları doğru ve objektif olarak yansıtmak, çeşitli sorunlarda kamuoyunu düşünmeye sevk edecek biçimde tartışmalar açmak, halkı, toplumsal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları hakkında bilinçlendirmektir. Basın, halka ulaştırılmasında kamu yararı bulunan haberleri zamanında ve haberin gerektirdiği ayrıntılarla doğru olarak toplayıp topluma ulaştırdığında kamuoyunun serbestçe oluşumunu sağlamak suretiyle kamu görevi niteliğindeki fonksiyonunu yerine getirmiş olur. Ancak basın özgürlüğü ve bu özgürlüğün getirdiği ayrıcalıklar sınırsız değildir. Anayasanın 28. maddesinde düzenlenen basın özgürlüğünün özel hukuk alanındaki sınırı Medeni Yasanın 24. ve Borçlar Yasasının 49. maddelerinde anlamını bulan kişilik haklarının korunmasına ilişkin düzenlemelerdir. O nedenle zarar giderimi için belirtilen maddelerin öğeleri bulunmalıdır. Onlardan biri de hukuka aykırılıktır. Eylem, basın yoluyla gerçekleştiğinde öz ve biçime ilişkin koşulların varlığı durumunda hukuka aykırılık ortadan kalkmış olur. Öze ilişkin koşullar, gerçeklik, güncellik ve toplumsal ilgi olarak tanımlanan kamu yararıdır. Biçime ilişkin koşul ise anlatımda ve sergilenişte dengeli davranıştır. Başka bir söyleyişle yayınlanmasında kamu yararı bulunan güncel bir haberin (eleştirinin) özle biçim arasında denge kurularak verilmesi durumunda basın sorumlu tutulamaz.
Davaya konu edilen "Merkez Yönetim Kurulu Yürütmesinde değişiklik oldu." başlıklı haber yazıda; "...Mart 2000-Eylül 2000 arası sürede yönetimdeki Yeniden Yapılanma Grubu, Odaya zarar verdiğine ve kişisel çıkarlarının herşeyin üzerinde gördüğüne karar verdiği F. Kaya'yı gurubundan çıkardı ve sekreter üyelikten düşürdü..." biçiminde yazıldığı görülmektedir.
Davaya konu yazı nedeniyle kişilik haklarına saldırıldığı iddiasıyla davacı tarafından yapılan şikayet üzerine C. Savcılığınca takipsizlik kararı verildiği, daha önce görevden ayrılan oda genel sekreterinin izin, sekreterlik tazminatı, ücret farkı alacağı ve ihbar tazminatı alacaklarını ödemeyip dava açımına ve bu suretle odanın zararına neden olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının eylem ve davranışları gözetildiğinde haber/yazı eleştiri niteliğindedir. Kişilik haklarına saldırı oluşmadığına göre davanın tümden reddi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 9/10/2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy