(818 S. K. m. 41)
Davacılar E. H.'ye velayeten A. H. ve Ş. H. vekili Avukat M. U. tarafından, davalı Beypazarı K. Maden Suyu İşletmesi Ltd. Şti. aleyhine 11.4.2000 tarihinde verilen dilekçe ile üretilen maden suyu şişesinin patlaması sonucu uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 1.4.2001 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Küçük E.'e velayeten dava açan davacılar, davalı tarafından şişelenen maden suyunu satın aldıklarını, maden suyu şişesinin davacı küçüğün elinde iken patladığını, cam kırıklarının saplanması sebebiyle bir gözünde görme bozukluğu meydana geldiğini belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir.
Dava, maden suyu şişesinin patlaması sonucu uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Somut olayda sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için, davacı küçüğün uğradığı zarar ile davalının şişeye maden suyu doldurması (şişelemesi) eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi gerekir. Bunun için kırılan veya patladığı iddia edilen şişenin yapımında veya dolumunda bir hata bulunup bulunmadığı, bu bağlamda, seri durumda dolum yapılan şişelerden bir bölümünde veya patladığı iddia edilen şişede dolum farklılığı olup olmayacağı ve bu yüzden şişenin patlayıp patlamayacağı, bu tür bir şişenin hangi durum ve hallerde patlayabileceği saptanmalıdır. Bu tür iddiaların bu konuda uzman olan bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak belirlenmesi gerekir. Alınacak rapor sonunda davalının sorumlu olduğu sonucuna varıldığı takdirde de küçüğe velayeten dava açan ana-babanın bölüşük kusuru olup olmadığı üzerinde durulmalı ve varılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Yerel mahkemece anılan yönlerin gözetilmemiş olması usul ve kanuna uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 10.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy