(818 S. K. m. 61)
Davacı F. Bostancı vekili Avukat R. Pınar vd. tarafından, davalı M. Bostancı aleyhine 15.9.2000 gününde verilen dilekçe ile çeyiz eşyasının aynen veya bedelinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.1.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Öteki temyiz itirazına gelince;
Dava, boşanmış eşler arasındaki ev ve ziynet eşyası alacağına ilişkindir. Yerel mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davalı yanca temyiz edilmiştir.
Yasada aksi öngörülmedikçe kural olarak herkes iddiasını ispatlı yükümlüdür. (MK. m. 6) Ancak, iddialar karşılaştığında kimin ispat yükü altında bulunduğunun tespiti her zaman kolay olmamaktadır. Bunun için gerek bilimsel gerekse yargı kararlarında bir takını ölçülere yer verilmiştir. Bunlardan bir tanesi olan ve Yargıtay uygulamasında kararlılık ifade eden ölçüye göre, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer.
Somut olayda, davacı altın ve ziynetlerinin eski kocası olan davalıda kaldığını ileri sürmüş davalı taraf ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre, olağan olan bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanmış bulunmasıdır. Diğer bir deyimle, bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmiş olması olağana ters düşer. Diğer taraftan altın ve zilyetler, rahatlıkla saklanabilen taşınabilir, götürülebilen nevindedir. Onun için evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi doğaldır. Kadının evi terk ederken bunların zorla elinden alındığı ve götürülmesine engel olunduğu gerçekleşmedikçe yukarıda açıklanan gerekçeler karşısında altın ve ziynetlerin evde kaldığını ispat yükü kadına düşer. Olayda kadın altın ve ziynetlerin götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığı daha önce de götürme fırsatını elde edemediğini kanıtlayamamıştır. O halde davaya konu altın ve ziynetler yönünden istemin reddedilmesi gerekirken bu kalem istemin de kabul edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy