(818 S. K. m. 41)
Davacılar M. Özer ve diğerleri vekili Avukat H. D. Cengiz tarafından, davalılar A. Madencilik San ve Tic Ltd Şti ve Muğla Valiliği aleyhine 5.1.2001 tarihinde verilen dilekçe ile kömür çıkarma çalışmaları sırasında taşınmazda ve üzerindeki ağaçlarda meydana gelen zararın gideriminin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; Muğla Valiliği aleyhine açılan davanın görev yönünden reddine, davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen 9.5.2002 tarihli kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak tetkiki davacılar vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve tebligat gideri verilmediğinden duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici sebeplere göre Muğla Valiliğine yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Sair temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kömür çıkarma çalışmaları sırasında taşınmazda ve üzerindeki ağaçlarda meydana gelen zararın giderimine ilişkindir. Mahkemece Muğla Valiliği yönünden davanın görev yönünden reddine davalı şirket yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar dava dilekçesinde miras bırakanları A. Özer'e ilişkin taşınmazın bitişiğinde ilkel yöntemlerle kömür madeni çıkaran davalı şirketin eylemi sonucu taşınmazlarında toprak kayması meydana gelmesine üzerindeki ağaçların zarar görmesine, tarlayı besleyen su damarlarının kesilmesine neden olduklarını belirterek ağaçların susuzluktan kuruması tarlanın önemli bir kısmının ve bir kısım ağaçların akıp gitmesi, tarlada meydana gelen yarık ve çatlaklar sebebiyle tarım ve bakım faaliyetlerinin yürütülmesinin can güvenliği bakımından imkansız hale geldiğini iddia ederek zeytinyağı gelir kaybı ile taşınmazın eski hale getirilmesini, eski hale (1) ay içerisinde getirilmediği takdirde eski hale getirme bedelinin tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece, taşınmazın aynen eski hale getirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle toplam (24800 m2) olan taşınmazın göçen ve göçme tehlikesi olan (2079 m2)'lik kısmının olay tarihindeki değeri ile bu alan dışındaki kısımda kalan ağaçlarda meydana gelen ürün kaybı karşılığı tazminata hükmedilmiştir.
Davacıların taşınmazının davalı madencilik şirketinin hukuka aykırı eylemi sonucu zarar gördüğünde uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık zararın kapsamının hesabına ilişkindir. Yapılan kazı sonucu 24800 m2 alan olan taşınmazda derinliği 50-60 metreye varan yaklaşık 500 mx300m'lik alanda bir boşluk hacim oluşmuştur. Bu sebeple taşınmazın 939 m2 bölümünün ağaçlarla birlikte yok olduğu ve 1140 m2'lik kısmın göçme tehlikesi altında olduğu sabittir. Geriye kalan (22721 m2'lik) kısmın eski değerini koruyup koruyamadığı konusunda bir inceleme yapılmamıştır. Davacı eski hale getirme istediğinden bütün zararını, istediğini kabul etmek gerekir. Şu halde geriye kalan kısmın eski değerini koruyup korumadığı, koruması için ne gibi bir işlem yapılması gerektiği ve varsa bunun bedeli ve buna rağmen taşınmazın tam olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği gözetilmeden karar verilmesi doğru değildir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın 2 nolu bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, Muğla Valiliğine yönelik temyiz itirazlarının ilk bentteki sebeplerle reddine ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 28.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy