(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Süleyman Sevinç vekili Avukat Fethi Ürün tarafından, davalı Devrim Aka ve diğerleri aleyhine 17.4.2000 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 26.3.2002 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 16.1.2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil Süleyman Sevinç ve vekili Avukat Timuçin Kaan Kazan ile karşı taraf davalılardan Üstün Ergüder ve Ayfer Hortaçsu vekili Avukat Eylem Kılıç geldiler. Diğer davalılar adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar Üstün Ergüder ve Ayfer Hortaçsu hakkındaki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer davalılarla ilgili temyiz istemlerine gelince;
Davacı bilgisayar programları ve internet konusunda kariyer sahibi olup davalıların şirketi olan Strateji A.Ş.'de 1999 yılı Ağustos ayından itibaren şirketin tanıtımı amacıyla internet ortamını açmak konusunda hizmet verdiğini, bu sayede müşteri sayısının arttığı ancak davalılar tarafından ortaklık konusunda sunulan yeni önerinin daha önce konuştukları şekilde gerçekleşmemesi üzerine şirketten ayrılmaya karar verdiğini ve hafta sonu olduğundan Cumartesi günü şirketteki eşyalarını topladığını pazartesi günü davalılar tarafından aranarak şirketin web sitesinin çalışmadığından yardım istenmesi üzerine arıza nedeninin kullanıcı isimleri ve parolaların değiştirilmesinden kaynaklandığının ortaya çıkmasına rağmen Boğaziçi Üniversitesinde Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu Müdürlüğünce Elektronik ortamda ticaret dersi vermesi istenmesi üzerine yaptığı başvurunun davalıların yazdığı ve şirketten ayrılırken bilgisayar programını bozduğu ve ortak çalışmaları kopyalayarak yanına aldığının iddia edilmesi nedeniyle bu işe alınmadığı ve kişilik haklarına saldırı nitelikli bu iddiaların yaygınlaştığı iddiası ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar davacının web sitesinin birinci derecede sorumlu ve görevlisi olup sahibi olduğu fonksiyonel internet sistemleri Ltd. Şti.'yi kurarak faaliyetini sürdürürken işten ayrılması sonrası strateji A.Ş.'nin kısmen statik kısmende İMKB.'dan alınan bilgiler doğrultusunda üç dakikada bir yenilenen dinamik bilgilerden oluşan sanal şube programının bozulduğunun ve strateji.com.tr. adresi ile tescilli web sitesinin hem genel hemde dahili ağ yapısının kısmen kullanılmaz hale geldiğinin ve dinamik kısımdaki strateji menkul kıymetler tarafından hazırlanmıştır ibaresininde dizayn ve fonksiyonel olarak değiştirildiğinin görüldüğünü, Boğaziçi Üniversitesine referans olarak Strateji A.Ş.'nin adı verildiğinden mektupta durumun açıklandığını ve dava konusu mektupta saldırı bulunmayıp gelişen olaylar anlatıldığından davanın reddini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece yargılama sırasında bilirkişi görüşüne başvurulduğu görülmektedir. Hükme esas alınan 10.12.2001 tarihli bilirkişi raporunda bilgisayar sisteminde bozulan kullanıcı adı ve şifrenin ancak bilen birisi tarafından değiştirebileceği ve bunların değiştirilebilmesi için öncelikle programın açılması gerektiği ve bunları ancak yönetici olan ve sisteme giriş yetkisi bulunan birisinin değiştirebileceği belirtilmiştir. Bu açıklamadan sonra davacının yönetici olması nedeniyle kullanıcı adı ve şifrelerini değiştirerek sisteme girip Strateji A.Ş.'nin web sayfasına girerek İMKB verilerinin takibini sağlayan grafiği bozduğu sonucuna varılmıştır. Davacı ve davalılar tarafından dosyaya sunulan web sayfalarının karşılaştırılması sonucu grafiğin içine davacının şirketinin adı olan Dizayn Fonksiyonel ibaresinin davacı tarafından tatil günü işyerine gelindiğinde yerleştirildiği ve programa müdahale edilerek İMKB 100 endeksi grafiği üzerinde yer almayan bir yazıyı ancak davacının yazabileceği, şirket yetkilisi olan davalıların kendi şirketlerinin sayfalarını bozmaları ve internet kullanıcıları nezdinde şirketin prestijini düşürmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilerek sistemin bozulmasından davacının sorumlu olduğu bildirilmiştir.
Davacı bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde yargılama sırasında dinlenen davalı tanığı ve şirketin Bilgi İşlem Müdürü olan Şahin İnceoğlu'nun kendisinin şirketten ayrılışından hemen sonra şifreleri dondurduğunu ve bilgisayara ulaşım haklarının kaldırıldığını belirttiğini, bu parola dondurulması olayının web sitesinin bir tarafının görüntülenmesinde hataların oluşmasına yol açtığını, bununda sistem parolalarının şirket çalışanlarınca bilindiği ve değiştirilebildiğini gösterdiğini belirtmiştir. Ad ve şifrelerin dondurulması nedeniyle işletim sistemince tanımlanan kullanıcı adlarını kullanan programların çalışmadığını, bu kullanıcı adlarının aynısının yada benzerlerinin tekrardan oluşturulmalarının programların tamamen çalışması için yetmeyebileceğini, yerel ağdaki bazı kaynaklara bu kullanıcı adlarıyla ulaşıldığını, programların tam olarak çalışabilmelerinin bu paylaşımların ulaşım haklarının yeni oluşturulan kullanıcılara açıkça ve yeniden verilmeleri gerektiğini, bu konunun programlanın imalatçısı Microsoft firmasından sorulmasını istemiştir. Raporun bazı sayfalarında kullanıcı ve şifrelerin değiştirilebilmesi için bir programın açılması gerektiği, bazı sayfalarda ise program kodlarının değiştirilmesi gerektiği şeklindeki belirlemenin modern internet teknolojisi ve uygulamaları konusunda bilgi sahibi olunmamasından kaynaklandığını, olay tarihinde strateji şirketinin web serverlarının Microsoft Şirketinin İnternet Information Server ( IIS ) programları ile yönetildiğini, programların işletim sistemi olan Windows NT4.0 server da tanımlanan parolalarla çalıştığını parolaların ise kendisinin şirketten ayrılmasından hemen sonra şirketin Bilgi İşlem Müdürü tarafından dondurulması nedeniyle ISS uzaktaki bir dizine ulaşamaz konuma geldiğini ve sonuçta web sayfasının bir bölümünün görüntülenemediğini, Microsoft'un ürünü olan ISS kullanım kılavuzlarında, sistemin, parolaların dondurulması sonucu bazı kaynaklara ulaşmasının mümkün olamayacağının yazılı olduğunu ve olay konusu sistemin uzman olan bu kişilerce bilinebileceğini, yetersiz ve yanlış yorum getiren bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağından yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiştir.
Yerel mahkemece bilirkişi raporuna karşı davacı tarafından yapılan itirazlar gözetilerek ve anılan itirazların cevaplandıracağı şekilde yeniden bilirkişi görüşüne başvurarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın ( 2 ) sayılı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacının davalılar Üstün Ergüder ve Ayfer Hortaçsu'ya ilişkin temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddi ile onlar hakkındaki hükmün ONANMASINA ve davalılardan Üstün Ergüder ve Ayfer Hortaçsu vekili için takdir olunan 275.000.000 lira duruşma avukatlık ücreti ile aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıya ve davacı vekili için takdir olunan 275.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin de Üstün Ergüder ve Ayfer Hortaçsu'dan gayri davalılara yükletilmesine 16.1.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
KARŞI OY :
Davacı, bilgisayar programları ve internet konusunda uzman olduğunu bu uzmanlığı da gözetilerek, Üstün Ergüder ve Ayfer Hortaçsu dışındaki davalılarla birlikte çalışmaya başlamış ve adı geçen davalıların kurduğu şirkete ortak edileceği ve %4 pay devri sözü verildiği, ancak sonradan bu sözlerini yerine getirmedikleri gibi işine son verdiklerini, bununla da yetinmeyerek, diğer iki davalının rektörü ve birimin yetkilisi olan Boğaziçi Üniversitesine de yazı göndermek suretiyle anılan üniversiteden iş alma teklifinin sonuçsuz kalmasına neden olduklarını tüm, davalıların bu eylemlerinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece istem reddedilmiş kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine daire, yeniden bilirkişi incelemesi yapılmak üzere kararı bozmuştur. Bozma nedenine katılamıyorum. Şöyleki;
Bir defa, davalılardan Üniversite Rektörü olan Üstün Ergüder ile diğer davalı Ayfer Hortaçsu'nun, davacının iddia ettiği üzere hiçbir hukuka aykırı eylemleri bulunmamaktadır. Davacı, Üniversite de ders vermek üzere başvurmuş ve bu amaçla bir form doldurmuştur. Üniversite bu teklifi üzerine, konu jüriye sorulmuş, ancak davacının bir daha üniversiteye uğramaması ve aramalara rağmen ulaşamamış ve jüri tarafından alınması veya alınmaması konusunda bir kararda verilmemiştir. Bu nedenle de diğer davalıların Üniversiteye gönderdikleri yazının davacının işe alınmamasına etken olmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, etken olsa dahi, adı geçen bu davalıların konumları, görev ve yetkileri gereği işlem yapmış olmaları nedeniyle, davacının kişilik değerlerine saldırıdan söz edilmemelidir.
Diğer davalılara ilişkin duruma gelince, davacı ile bu davalılar arasındaki iş yakınlığı ve birlikte çalışma arzusu bulunduğu ve bir süre çalıştıkları da anlaşılmaktadır. Davalıların davacıya şirketten %4 pay verilmesi sözü, önceleri davacı tarafından uygun görülüp, çalışmaya devam ettiği ancak zaman içinde %10 pay istemesi üzerine aralarında uyuşmazlık çıkmış ve davacı bu yüzden işe gelmemiştir. Bunun üzerine davalılar, 17.12.1999 günlü ihtarname ile davacı ile aralarındaki iş sözleşmesini fethettiklerin bildirmişlerdir.
İşte bundan sonra davacı, iş yerindeki eşyalarını almak amacı ile, şirkette hiçbir davalının ve görevlinin bulunmadığı esasen şirketin kapalı olduğu bir cumartesi günü şirkete gelmiş ve şirkete ait web sitesinin iç ve genel ağ yapısını işlenmez hale getirdiği iddia edilmiştir.
Davacı, sitenin bu çalışamama durumunun kendisi, tarafından meydana getirilmediğini savunmaktadır. Sitedeki bu bozulma üzerine uzman kişilerce bu arızanın giderilmesine çalışılmış ancak başarılı olunamaması üzerine, rica üzerine davacı gelip düzeltmiştir.
Mahkemece, web sitesindeki bu bozulmanın nedenini belirlemek için, bu konuda uzman olan İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisinin bilgisine başvurulmuştur. Bilirkişi tarafından hazırlanan altı sayfadan ibaret gerekçeli raporda bu bozulmanın, Cuma günü mesai bitiminde bulunmadığı, bu arızanın bir gün sonra işyerine gelen davacı tarafından yapılmış olduğu kanaati ifade edilmiştir. Neden olarak davacıya ait DİZAYN FONKSİYONEL ibaresinin üçüncü kişi veya davalılar tarafından yerleştirilemeyeceği belirtilmiştir. Tanıklarda teknik konular dışındaki gelişmeleri anlatmışlardır.
Tüm bu olgular ve dosyadaki kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde, davanın niteliği itibariyle yeniden bilirkişi incelemesinin somut olaya uygun düşmediği, zaten bu konuda alınan raporun uzman olan bilirkişiden alındığı davacının daha alt ve son derece teknik bilgiler itibariyle işi uzatan açıklamaları gözetilerek yeniden bilirkişi incelemesi gerekmemektedir. Kararın onanması gerektiği düşüncesindeyim.
Full & Egal Universal Law Academy