(743 S. K. m. 917)
Dava: Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat Riyale Aslan tarafından, davalı Halil İ. ve diğerleri aleyhine 16.11.2001 tarihinde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davalı Halil İ. hakkındaki davanın kabulüne, sair davalılar hakkındaki davanın reddine dair verilen 30.4.2002 tarihli kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak tetkiki davalı Halil İ. vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 16.1.2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat Hasan Ünal Soğancı ile karşı taraftan davacı vekili Avukat Aynur Sökmen geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının davalı Adil SAYILI ve Z. Abidin K. hakkındaki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Dava rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı idare MK.'nun 917 maddesi gereğince ödediği tazminatın olayda kusuru bulunan davalılardan tahsilini istemiş, yerel mahkemece davanın yalnızca davalı Halil İ. yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki belge ve bilgilerin incelenmesinden 3048 ve 3049 no.lu parsellerin 14/6/1973 gününde tapulama gördüğü ve 3048 nolu parselin Hacer B., Mustafa B. ve müşterekleri adına kaydedildiği davalı Halil İ'nun Hacer B. mirasçısı olarak anılan parselde pay sahibi olduğu, 3049 no.lu parselin ise davalı Halil İ. adına kaydedildiği görülmektedir. Dava dışı Mustafa B. tapulama tespiti sonrasında 3048 nolu parsele sınır komşusu olan ve davalı Halil İ. adına tesbit edilen 3049 no.lu parsel ile ilgili olarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açmıştır. Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/734 esas s. dosyasının yargılaması sonunda 950 m2 taşınmazın 3048 parselden çıkarılarak 3049 parsele eklenmesine karar verilmiş ve karar 28.3.1978 gününde kesinleşmiştir. Kesinleşme sonrası davalı Halil İbo kararın infazı için Tapu Sicil Müdürlüğüne sunmuş o dönemin Tapu Sicil Müdürü olan Adil SAYILI fenni gereği için yani infaz beyannamesi düzenlenmek üzere 6.4.1978'de Tapu Fen Amirliğine havale etmiş ve beyanname hazırlanıp 12.4.1978 gününde Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmiştir. Bundan sonra davalı Halil İ., tapu harcını yatırıp talep belgesini doldurarak evrakı gereği için memura teslim etmemiştir. Davalı Halil İ. 16.5.1978 gününde Mustafa B. aleyhine 3048 parselin taksimi istemi ile Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde 1980/53 esasla davayı açmıştır. Taksim davasında tapu kayıtlarındaki değişikliğe ait karar infaz edilmediğinden 3048 parsel 4225 m2 olarak belirlenerek davalı Halil İ. adına, aynı davaya konu dava dışı iki parselin ise Mustafa B. adına tesciline 18.2.1980 gününde karar verilmiş ve 26.2.1980'de kesinleşen karar uyarınca 3048 parsel 15.4.1980 gün ve 1723 yevmiye ile davalı Halil İ. adına kayıt ve tescil edilmiştir. Halil İ. 3048 parselin miktarındaki 950 m2 azalmasına ait Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/734 esas s. kararını infaz ettirmeden bu yeri eski yüz ölçümü ile 15.5.1981 gününde Şerafettin D.'a, Şerafettin de17/9/1981 gününde Koray Yapı Kooperatifine satmıştır. Kooperatifin borcu sebebiyle icra kanalıyla satışa çıkarılan 3048 parsel 27.1.1987 gününde Abdurrahman Ş.'e satılmış ve halende Abdurrahman Ş. adına kayıtlıdır. İmar uygulaması yapılacağından haberdar olan Hali İ. 31.1.1992 gününde tapuya yeniden başvurarak Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/734 esas s. dosyasının kararının infazını istemiş, Tapu Sicil Müdürü olan davalı İrfan P. evrakı gereği için memur Ayşe Candan Ç.'e havale etmiş, oda tapu kaydının malik hanesinde Abdurrahman Ş. görünmesine rağmen ve taşınmazın birkaç kez el değiştirdiğini de gözetmeksizin malik Abdurrahman Ş'i haberdar etmeden 31.1.1992 gününde kararı infaz ederek 3048 nolu parselin 950 m2'sinin 3049 nolu Halil İbo ve M. Zeki Atasoy'a ilişkin kararı infaz etmiştir. İmar uygulaması yapılarak 10/2/1992'de İmar Kanunu 18. maddesine göre infaz gerçekleşmiştir. Bundan haberi olan tapu maliki Abdurrahman Şen 15.7.1996 gününde 4225 m2 olarak satın aldığı 3048 no.lu taşınmazın 950 m2' sinin Halil İ. ve Zeki A.'a ilişkin 3049 nolu parsele eklenmesine ait işlemin iptali ile kendi adına tescilini istemiş, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/718 esas s. dava dosyasının yargılaması sonunda davanın reddine ait verilen karar 4.12.1998 gününde kesinleşmiştir. Bunun üzerine Abdurrahman Ş. Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/573 esas s. davasında MK.'nun 917. maddesine dayanarak Maliye Hazinesinden tazminat isteminde bulunmuş yargılama sonunda Tapu Sicil Müdürlüğüne davalı Halil İ. tarafından Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/734 esas s. dosyasının kararının infazı için başvurulduğunda tapu maliki Abdurrahman Ş. haberdar edilmeden infaz işleminin yapılmış olması sebebiyle tapu sicil müdürlüğü elemanları ve Halil İ.'nun kusurlu olduğu gerekçesiyle tazminata hükmedilmiş, karar aşamalardan geçerek kesinleşmiştir. Davacı hazine kesinleşen tazminat kararı gereğince zarara uğrayan Abdurrahman Ş.'e ödeme yaptıktan sonra zararın oluşumuna neden olan davalılar hakkında rücuen tazminat istemi ile eldeki bu davayı açmıştır. Davalı Halil İ. bilerek mahkeme kararını infaz ettirmeyip eski yüzölçümü ile satış yaptığı ve davalılar İrfan P., Ayşe Candan Ç.'te tapu kütüğünde birkaç devir görmüş ve son maliki farklı olan ve infazı istenen mahkeme ilamının tarafı olmayan kişi adına kayıtlı taşınmazda son malik aleyhine sonuç doğuracak infaz işlemini yaptıklarından sorumludurlar. Dava rücuen tazminat istemine ait olup davalılar arasında teselsül söz konusu değildir. Her davalı kendi kusuru oranında sorumlu tutulabilir. Bu sebeple anılan davalıların zararın meydana gelmesindeki kusur oranları belirlenerek her davalının sorumlu tutulacağı miktar tesbit edilip hüküm kurulmalıdır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeksizin oluşan zarardan yalnızca Halil İ.'nun sorumlu tutulmuş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın açıklanan sebeplerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalı Halil İbo vekili için takdir edilen 275.000.000 TL. duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 16.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy