(818 S. K. m. 41, 43)
Dava: Davacılar Nihat Zorlu ve arkadaşları vekili Avukat Mehmet Karapınar tarafından, davalılar Sarıtaş Hafriyat Nak. Taah. Mad. ve Müt. Hay. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Fevzi Sarıtaş aleyhine 20.12.1999 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin kabulüne dair verilen 14.3.2002 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 16.1.2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat Ahmet yüksel geldi karşı taraftan davacılar adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü :
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,
Sonuç: Yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17.1.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
Bir kişinin arazisinden toprak ve benzeri maddeler alınması veya bu arazi üzerine moloz maden artığı gibi atıkların dökülmesi sebebiyle verilen zararlarda, zarar verenin hangi ölçüde tazminatla sorumlu olması gerektiğini belirlerken, zarar görenin zararının tamamen karşılanması, bu arada zarar verenin de gereksiz külfetlere katlanmak durumunda kalmamasına özen göstermek gerekmektedir. Bir araziye hangi ölçüde zarar verilmişse, zararın giderimi de o ölçüde olmalıdır. Eğer arazi tümü ile elden çıkmamışsa arazinin eski haline getirilmesi için gerekli masrafa hükmedilmeli, ancak eski hale getirilme masrafı hiçbir zaman arazinin el atma tarihindeki sürüm değerini geçmemelidir. Arazinin sürüm değeri hesap edilirken arazinin vasıfları değerlendirilmeli, üstünde ağaç varsa ağaçlı değerinin ağaçsız değerden fazla olduğu benimsenmeli, arazinin altında kum da varsa bu durumun artı değer olabileceğine önem verilmelidir. Yukarıdaki özelliklerine dikkat edilen arazinin sürüm değeri zararın azami miktarında önemli unsurdur. Hem alınan malzeme bedeline, hem de eski hale getirme bedeline karar verilerek davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açılamayacağı gibi, arazinin sürüm değerini geçen eski hale getirme bedeline de karar verilmesi hakkaniyete uygun olmaz. Bu arada sürüm değerini geçmemek üzere zarara veya eski hale getirme bedeline karar verilmesi halinde bu zararlar el atma tarihi esas alınmak suretiyle hesap edileceği için arazinin makul süreden sonra kullanılamadığından doğan gelir zararına da hükmedilmesi tazminat ilkelerine ters düşer. Dairemizin 12/1/1982 gün Esas: 13394, Karar 274 sayılı, 12/12/1979 gün Esas: 9779, Karar: 13899 sayılı, 4/12/1986 gün, Esas: 7436, Karar: 8205 sayılı kararlarında sırasıyla "arazi tümüyle yok olmamışsa, sürüm ( alış-veriş ) değerine hükmedilemez." "Eski hale getirme giderleri, sürüm değerini aşacak şekilde talep edilemez." "Hem toprak bedeline, hem de eski hale getirme giderlerine birlikte hükmedilemez." denilmektedir. Anılan kararlardaki uygulama doğrultusunda arazinin sürüm değerinin tespit edilerek tazminat sınırının belirlenmesi gerekirken, bu değeri belirtmeyen rapora göre karar verilmesini doğru bulmadığımdan onama kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy