(818 S. K. m. 41)
Davacı M. Çağıran vekili Avukat A. İ. Bakır tarafından, davalı TKİ Genel Müdürlüğüne izafeten Geli Bölge Müdürlüğü aleyhine 3.8.2001 ve 24.5.2002 gününde verilen dilekçeler ile haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin kabulüne dair verilen 17.6.2002 günlü kararın Yargıtay da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21.1.2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat S. Ünal ile karşı taraftan davacı vekili Avukat A. İ. Bakır geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, taşınmazına yakın bölgede kazı ve hafriyat çalışmaları yapan davalının dinamit patlatması nedeniyle taşınmaz üzerinde bulunan konut ve eklentilerinin zarar gördüğünü belirterek uğradığı zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı ise, davacının iddia ettiği nedenlerle ve iddia ettiği biçimde bir zarar bulunmadığını; zarar varsa bunun gerçek nedeninin yapılan çalışmalar olmayıp doğal depremler, binanın usulüne uygun yapılmamış olması ve inşaat tekniğine aykırı yapılaşma olabileceğini ileri sürerek istemin reddedilmesi gerekliğini savunmuştur. Yerel mahkemece, meydana gelen zararda depremin katkısı bulunmadığı yönündeki bilirkişi rapor benimsenerek istem kabul edilmiştir. Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalının alan itibariyle Tavşanlı, Orhaneli, Soma gibi çeşitli bölgelerde de dinamit patlatarak çalışmalar yaptığı, o yerlerde de dinamit patlatılması sonucu zarar verildiği iddia edilerek davalar açıldığı anlaşılmaktadır. Yine dava konusu yer ile diğer çalışma alanlarının 1. derece deprem kuşağında bulunduğu, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünün yazısından da deprem nedeniyle anılan bölgenin zaman zaman sarsıntı geçirdiği belirlenmiştir. Ayrıca, davalı tarafından yapılan patlatmaların zarar verdiği iddiasıyla ilgili olarak diğer yerlerdeki mahkemelerde açılan davalarda alınan ve dosyaya sunulan başka bilirkişi raporlarında, onaya çıkan zararlarda depremin oran olarak daha fazla etkisinin bulunduğu açıklanmıştır. Şu durumda, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünden gelen bilgiler ve diğer bölgelerde acılan davalarla ilgili olarak alınıp dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile dosyadaki diğer kanıtların alanlarında; uzman olan bilirkişilerce karsılaştırma yapılmak sureliyle denetime elverişli biçimde ve gerekçelendirmek suretiyle alınacak rapora göre hüküm kurulmak gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalı vekili için takdir olunan 275.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy