(4721 S. K. m. 708)
Dava: Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat Solmaz Denli tarafından, davalı Süleyman N. aleyhine 24.11.1999 gününde verilen dilekçe ile kaçak çakıl alınmasından kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 25.12.2001 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerden kaçak çakıl alındığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, malzeme alınan taşınmazların dava dışı özel şahıslar adına kayıtlı olduğundan davacının hakkı bulunmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Deliçay dere yatağından davalının kaçak malzeme aldığının tutanakla tespit edildiğini belirterek alınan çakıl bedelini istemiştir. Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan Fenni bilirkişi raporunda "Deliçay'ın tapulama tespitlerinden bu güne kadar malzeme alınan ( 180 ) ve ( 1268 ) nolu parselle kuzey ve güney tarafında kalan parsellere doğru gelerek bu parsellerin doğ taraflarını teşkil eden yerlerini dere yatağı haline getirdiği ve krokide gösterilen hattın doğusunda kalan kısımların halen Deliçay yatağı haline geldikleri" belirtilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 708. maddesinde "birikme, dolma, toprak kayması veya kamuya ait suların yatağında ya da seviyesinde değişme gibi sebeplere sahipsiz yerlerde yeniden oluşan yararlanmaya elverişli arazi devlete ait olur" denilmektedir. Anılan yasal düzenleme ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde Deliçay dere yatağının özel şahıs arazilerine doğru kayması sonucu gelen malzemeler üzerinde devletin yani hazinenin dava açma ve tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Şu durumda alınan malzeme bedelinin araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Anılan yön gözetilmeden yazılı gerekçeyle istemin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA 26.12.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI :
Davacı hazine vekili; Deliçay dere yatağından davalı tarafça izinsiz kum ve çakıl alındığından bahisle bu malzeme bedelinin ödetilmesini istenmiştir.
Mahkemece, mahallinde keşif yapılmış harita yüksek mühendisi tarafından sabit sınırlara göre pafta uygulaması yapılmış ve düzenlenen 5.5.2001 günlü raporda; tapulama tespitinden sonra Deliçay'ın yatak değiştirerek 1268 ve 180 nolu kadastrol parsellerin doğusunda kalan bir bölümünü dere yatağı içine aldığı, davalı tarafça kum ve çakıl alınan bölümün ise krokide kırmızı ile taralı olarak gösterilen 1268 ve 180 nolu parsellerin doğuda kalan kesimi olduğu belirtilmiştir. Dosya içerisine konulan tapu kayıtlarına göre de 180 nolu parselin Abdüllatif B. adına 1268 nolu parselin ise Perihan E. adına kayıtlı olduğu görülmektedir. Belirlenen şu duruma göre davalının kum ve çakıl aldığı yer devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmayıp özel mülkiyet konusudur. Derenin yatak değiştirmiş olması dava dışı 1268 ve 180 nolu parsel maliklerinin mülkiyet haklarının kendiliğinden sona ermesini gerektirmez. Anılan parsellere ait tapu iptal edilmedikçe mülkiyet hakkı son bulmayacağına göre ve davalının malzeme aldığı yerin bu parseller içinde kaldığının belirlenmesine göre olayda davacı hazinenin aktif dava ehliyeti yoktur. Medeni Yasanın 708. maddesi sahipsiz yerlerde yeni arazi oluşumunu düzenlemektedir. Bu nedenle somut olayda uygulanması da mümkün değildir. Açıklanan bu nedenlerle usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan daire çoğunluğunun bozma görüşüne katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy