(818 S. K. m. 47)
Dava: Davacı Muazzez Ç. ve diğerleri vekili Avukat Bülent Tezcan tarafından, davalı Şerefhan Ö. ve Suphi Ö. aleyhine 4/11/1996-16/12/1996 gününde verilen dilekçeler ile esas davada trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü, karşı davada araç hasarı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece karşı davanın reddine, esas davanın kabulüne dair verilen 13/3/2002 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar (karşı davacılar) vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 23/1/2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı-karşı davacılardan asil Suphi Ö. ve vekilleri Avukat Hasan Batıhan geldi, karşı taraftan davacı-karşı davalılar vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü, karşı dava araç hasarı nedeniyle tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece istem esas dava yönünden kabul edilmiş, karşı dava yönünden reddedilmiştir. Karar davalılar (karşı davacılar) tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde davacılardan Seher Ç. için 150.000.000 lira ve Zeynep Ç. için 100.000.000 lira manevi tazminat istenmiştir. Ayrıca tüm davacılar için istenen manevi tazminatlara dava tarihinden faiz yürütülmesi istenmiştir. Mahkemece talep aşılarak Seher Ç. ve Zeynep Ç'e 250.000.000'ar lira manevi tazminata hükmedilmiştir. Bunun yanında tüm manevi tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Bu durum HUMK.'nun 74. maddesine aykırı olup usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmiştir.
3- Dosya kapsamına göre destek Ziraat Bankasında şoför olarak çalışmıştır. Ziraat Bankası tarafından gönderilen yazıda desteğin emsallerin aldığı ücretler yanında harcırah kanununa göre ödenen ve devamlılık arz etmeyen yol tazminatları da bildirilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda desteğin gelirinin hesabında net maaş yanında yol gideri olarak adlandırılan bölüm de dahil edilmiştir. Yol masrafı adı altındaki ödeme senelik izin, mazeret izni, ücretsiz izin, hastalık izni sürelerine tekabül eden tutar düşülerek ödendiği ilgili bankaca belirtildiğinden devamlılık arz etmemektedir.
Şu durumda ölenin gelirinin hesabında yol gideri olarak adlandırılan bölümün dahil edilmemesi gerekir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2 ve 3 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı-karşı davacılar vekili için takdir olunan 275.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacı-karşı davalılara yükletilmesine peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23.01.2003 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Bozma ilamının (3) nolu bendinde, desteğin yol giderini içeren gelirinin tazminat hesabında gözetilmemesi öngörülmüştür.
Destek, bankada sürücü (şoför) olarak çalışmaktadır. Bu görevinin bir gereği olarak sık sık çalıştığı yerin dışına görevli olarak gönderilmektedir. Bundan dolayı da yol gideri tazminatı ödenmektedir.
Desteğin ücreti hesaplanırken, bir yılın tüm günleri değil, çalıştığı iş ve görevi itibarıyla, yol gideri içinde bir artış öngörülmüş ve tüm ücret, yol gideri, asgari ücretin 2.6 katı ücret esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Bu uygun bir ücrettir. Kaldı ki, yol giderinin ücrete dahil edilmemesi, bir sürücü için uygun bir sonuç değildir. Yol gideri salt yola çıktığı günler için harcanan bir gider olmayıp, taşınan riskinin de karşılığıdır.
Tüm bu olgular göz önünde tutulduğunda, bozma ilamının 3 nolu bendine katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy