(818 S. K. m. 42)
Dava: Davacı SSK Genel Müdürlüğü vekili Avukat tarafından, davalı Remziye aleyhine 2/11/1998 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine bozma sonrası yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/5/2003 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 28/10/2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı adına kimse gelmedi, karşı taraftan davacı kurum vekili Avukat geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemece daha önce verilen 16/5/2002 tarihli karar dairemizce;
"a )Dava, davacı kuruma bağlı Ç... SSK Hastanesi sorumlu eczacısı olan davalının mahafaza ve sorumluluğu altındaki tıbbi malzemenin davalı tarafından gerekli önlemler alınmaması nedeniyle miadlarının dolması sonucu uğranılan zararın ödettirilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava zamanaşımından reddedilmiş kararın davacı tarafından temyizi üzerine verilen karar bozularak ve karar düzeltme istemi reddedilmekle yerel mahkemece bozmaya uyularak işin esasına girilmiş bu kez dava reddedilmiş davacı temyizi üzerine dairece kısmen de olsa zararın varlığı kabul edilerek karar bozulmuş, karar düzeltme istemi reddedilmiş, yine yerel mahkemece bozmaya uyularak bu karar ile dava aynen kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Uyulan dairemizin 22.2.2001 tarihli bozma ilamında ilaçların az bir bölümünün, miadları dolmadan önce meydana gelen sel felaketinden zarar gördüğü diğer bölümünün ise zarar görmediği belirtilmiş ve buna göre tazminat miktarının belirlenmesi mümkün olmazsa Borçlar Kanunu'nun 42. maddesine göre takdiri gerektiği belirtilmiştir. Mahkemenin bu konuda yaptığı keşif ve incelemede ilaçların tamamının selden zarar gördüğü belirtilerek istem aynen kabul edilmiştir. Şu durumda uyulan bozma ilamı ile bilirkişi raporu çelişmektedir. Bu çelişkinin giderilmesinin maddi kanıtlar itibariyle olanaksız olduğu anlaşıldığından BK.42. maddesi gereğince tazminatın takdirinin uygun olacağı anlaşılmıştır.
b )Ayrıca hüküm altına alınan zarar miktarı kapsamında yer alan 286 kutu ATR ipek iplik kutusunun kullanım süresi 1997 yılında dolmakta olup, davalının 1996 yılında emekli olduğu gözetilerek bu kalem istem yönünden sorumlu tutulması da doğru olmadığı gibi haksız fiil nedeniyle uğranılacak zararlarda zarar miktarı haksız fiil tarihinden hesaplanacağından her bir kalem için bu malzemelerin kullanma süresinin dolduğu tarih itibariyle uğranılan zararın belirlenmesi gerekirken dava tarihindeki zararın belirlenmesi de doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Yerel mahkemece bozmaya uyulmuş, ancak bozma gereği yerine getirilmeden, davacı zararının 6.841.350.000 TL olduğunu ileri sürmektedir, zarar miktarı belirlenememektedir, BK'nun 42. maddesi gereği, kurum zararının 7/10'unun davalıdan alınması karar verilmek gerektiği gerekçesiyle 4.778.945.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa dairemiz bozma kararı uyarınca mahkemece yapılacak iş, 286 kutu ATR iplik kutusu zarar kapsamına alınmadan, dava konusu öteki malzemelerin kullanma sürelerinin dolduğu tarihler itibariyle değerleri belirlenerek, bunların toplam tutarı esas alınarak BK'nun 42. maddesine göre hakkaniyete uygun bir tazminata hükmetmektir. Bu yönün gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca davanın yukarıda belirtilen seyri ve bozmaya uyulduğu halde bozma gereğini yerine getirmeden karar verilmiş olması dikkate alınarak HUMK'nun 429. maddesi gereğince bundan sonraki yargılamayı yapmak üzere dosyanın Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi uygun görülmüştür.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın bundan sonraki yargılamayı yapmak üzere HUMK'nun 429/1. maddesi gereğince Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine ve temyiz eden davacı kurum vekili için takdir olunan 275.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/10/2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy