(4721 S. K. m. 24, 25)
Dava: Davacı M. H. Özek vekili Avukat M. O. Aykut tarafından, davalılar Y. N. A.Ş. ve diğerleri aleyhine 7.1.2003 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle 5.000.000.000 TL manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 20.5.2003 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25.3.2004 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat S. Türker ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat Y. Akmaz geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı Milli Gazetenin 22.9.2002 tarihli sayısında yayınlanan siyasi yazılarla karartılan ufkumuz başlıklı yayın nedeniyle manevi tazminat talep etmiş, yerel mahkemece matufiyet koşulunun oluşmadığı ve yayının bütününde yargı ve yargıçların eleştirildiği, hukuka aykırılık söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu köşe yazısı R. T. Erdoğan'ın sicil kaydının silinmesi isteminin reddine ilişkin Diyarbakır 3 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi kararının davacının üyesi olduğu 8. Ceza Dairesinin 16.9.2002 tarihli kararıyla onanması ve N. Erbakan'ın sicil kaydının silinmesine ilişkin Diyarbakır 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 10.3.2000 tarihli kararının bozulmasına ilişkin aynı dairenin 19.9.2002 tarihli kararından sonra yayınlanmıştır.
Davacının Necmettin Erbakan ile ilgili bozma kararında imzası vardır. Anılan yayında Derin Devlet Yargıçları alt başlığı ile yer alan bölümde siyasi yasakların hüküm sürdüğü ülkelerin kalkınamadığı, yargıçlardan önce basının bir kısmı ve hatta bazı siyasi parti liderleri yasaklara tabii gözle bakıyorsa orada derin devletin çok derinlerde olduğunun söylenebileceği, hukuku ve çıkarılan kanunları hiçe sayan derin devletin yargıçlarının sadece yargıç koltuğunda oturanlar değil, belki onların kararlarını da etkileyerek suç işleyen medya mensupları olduğu belirtilmiştir. Yüksek mahkeme yargıcı olan davacının derin devletle ilişkilendirilerek yapılan yayında kişilik haklarına saldırı söz konusu olup, manevi tazminatın koşullarının oluştuğu gözetilmeksizin davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz eden davacı yararına takdir olunan 375,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06.10.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy