(2004 S. K. m. 89/3)
Dava: Davacı Sağlık Bakanlığı vekili Avukat Bilge Demirtaş tarafından, davalı Biofizik Medikal Ltd. Şti. aleyhine 27.12.2002 gününde verilen dilekçe ile İİK 89. maddesi uyarınca davacının borçlu olmadığının tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 15.5.2003 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava, İİK.nun 89/3. maddesinden kaynaklanan menfi tespit isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ve karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından dava dışı borçlu hakkında yürütülen icra takibinde İİK 89. maddesi uyarınca Çankırı Devlet Hastanesine gönderilen haciz ihbarları eldeki davanın açılmasından sonra tüzel kişiliği olmayan birime yapılan tebligatın geçersizliği nedeniyle iptal edilmiştir. Böylece davalının yanlış kişiye tebligat çıkartmak suretiyle kusurlu davrandığı ve eldeki davanın açılmasına neden olduğu, davadan sonrada davayı kabul etmediği görülmektedir. O halde davanın açılmasına davalının neden olduğu kabul edilmeli ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmalıdır. Yerel mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılarak davalıya vekalet ücreti verilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
2- Mahkemenin kabul şekline göre ise; a )Mahkemece takdir edilen vekalet ücretine, katma değer vergisi eklenerek hüküm kurulmuştur. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesinde; "bu tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı Yasa hükümleri gereği katma değer vergisi ayrıca ilave edilir". denilmekte ise de, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Yasası'nın 20/4. maddesinde, "belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile biletle tahsil edilen hallerde tarife ve bilet bedeli, katma değer vergisi dahil edilerek tespit olunur ve vergi müşteriye ayrıca intikal ettirilmez." hükmü ile Anayasa'nın 73. maddesinde belirtilen "vergi, resim harç ve benzeri yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. " şeklindeki yasa maddelerinin bu düzenleniş biçimine karşın, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesindeki düzenleme biçiminin yer almış bulunması, normlar arasında aykırılık yaratmıştır. Bu gibi durumlarda ve Yargılama Hukuku bakımından öncelikle gözönünde tutulacak hüküm, Anayasa kuralıdır. Yukarıda yazılı olan Anayasa kuralına dayanılarak çıkarılan 3065 sayılı yasanın 20/4. maddesinde, yukarıda açıklandığı üzere, bu nitelikteki tarifelerde öngörülen miktarın içinde Katma Değer Vergisi'nin de bulunduğu, diğer bir ifade ile Katma Değer Vergisi'nin, tarifede belirlenen miktar içinde yer aldığı belirtilmiştir. Şu durumda, yasa hükmü gözetildiğinde, tarifedeki ücrete ayrıca Katma Değer Vergisi'nin eklenmemesi gerektiği kabul edilmek gerekir.
Mahkemenin yukarıda yazılı olan bu yasal düzenlemeleri gözetmeden, tarifede belirlenen ücrete ayrıca Katma Değer Vergisi eklenmesi biçiminde vardığı sonuç usul ve yasaya aykırı olup karar bu nedenle bozulmalıdır.
b )Yargılama ve hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir. Yargılama giderleri de hükmün sonuçlarına göre yanların sorumlulukları ile ilgili bulunduğundan, hüküm ile birlikte karara bağlanması gerekir. ( 29.5.1957 tarih ve 4/16 sayılı İBK. ). Bu bağlamda, yargılama giderleri, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir ve vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir. ( HUMK.m.417/1, m. 423/b.6 ).
Diğer yandan, 4667 sayılı Yasanın 77. maddesi ile değiştirilen 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın 164/son maddesindeki düzenlemede; dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olacağı belirtildiği gibi; bu hükme koşut bir düzenleme de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde "yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti" biçiminde yer almıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Yasası ve gerekse de yasaya dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan düzenlemeler; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun, davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ilişkin hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte değildir.
Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin- ve bu bağlamda vekalet ücretinin- davanın tarafları hakkında kurulması gerekir. Avukatlık Yasası'ndaki, "vekalet ücreti avukata aittir" biçimindeki düzenleme hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki "bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez" biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır. Açıklanan nedenlerle, taraf sıfatı bulunmayan vekil yararına vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın ( 1, 2/a ve b ) bentlerinde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA 19.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy