(1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı T. Halk Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili Avukat Tandoğan Çetin tarafından, davalı Suna Dürrüşeffar Göncü aleyhine 1.4.1998 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin reddine dair verilen 21.3.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacı Türkiye Halk Bankası AŞ. Sarıyer Şube Müdürü olan davalının, haklarındaki istihbarat sonucu tamamlanmayan, faaliyet süresi biri yılı doldurmayan, kuruluş sermayesi yetersiz şirketlere kredi; karşılıksız çeki ve kaldırılmamış protestoları bulunan gerçek kişilere kredi kartı ile mavi çek kullandırdığını, bu kredilerin geri dönmediğini belirterek uğradığı zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı ise, kredi kullandırma işlemlerinde bir usulsüzlük bulunmadığını, istihbarat birimince düzenlenen raporlar göre işlem yapıldığını, varlıklarının yeterli olduğunu, gereken teminatların alındığını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kullandırdığı kredilerin tümünün şube yetkisi dahilinde senet karşılığı avans kredisi niteliğinde olduğu, bilirkişi raporunda davalının sorumlu tutulamayacağının belirtildiği, davalının eyleminin mali sorumluluk yaratacak nitelikte olmadığı, topladığı mevduatı kredi olarak pazarlamak zorunda olan bankanın kullandırdığı kredinin risk taşıdığı, bazı kredilerin tahsilsiz kalabileceği, dava konusu kredinin 1994 yılında meydana gelen kriz dönemine rastladığı, davalının eylemlerinin esneklik sınırı içinde kaldığı benimsenerek, istemin reddine karar verilmiştir
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden; davalı tarafından kredi kullandırılan Alcon Metal Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Ş. ile Best Dış Ticaret ve Metal Sanayi Ltd. Ş.nin ortaklarının Naci Özülü ile Ahmet Ersin olduğu; hakkındaki istihbarat raporu henüz olumlu olarak sonuçlanmayan Alcon Metal ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Ş.nin kefilliği kabul edilerek Alsaş Alüminyum Metal Sanayi ve Ticaret AŞ., Best Dış Ticaret ve Metal Sanayi Ltd. Ş. ve Güçlü Kimyevi Maddeler Sanayi ve Ticaret Ltd. Ş.ne kredi kullandırıldığı; ayrıca, Alsaş Alüminyum Metal Sanayi ve Ticaret AŞ ile Best Dış Ticaret ve Metal Sanayi Ltd. Ş.ne kullandırılan krediye Naci Özülü'nün de kefil olduğu; Naci Özülü'ye kullandırılan bireysel krediye Ahmet Ersinin kefil oldukları anlaşılmaktadır.
Davalı, idari soruşturmayı yapan müfettişe verdiği ifadesinde; Best Dış Ticaret ve Metal Sanayi Ltd. Ş. ve Güçlü Kimyevi Maddeler Sanayi ve Ticaret Ltd. Ş. hakkındaki istihbaratın Alcon Metal ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Ş.ne gidildiğinde yapılacağını, ancak zaman kalmaması ve Alcon Metal ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Ş. hakkındaki istihbarat incelemesinin İstihbarat Müdürlüğü tarafından teferruatlı ve olumlu bir şekilde tamamlanmış olması, Best Dış Ticaret ve Metal Sanayi Ltd. Ş. sahiplerinin de aynı ortaklar olması nedeniyle yapılmadığını, Best Dış Ticaret ve Metal Sanayi Ltd. Ş.nin serbest mal varlığından marj düşülmediğinin dikkatinden kaçtığını, Alcon ve Alsaş firmalarının istihbarat bültenleri istihbarat müdürlüğünce doldurulduğundan, muhasebecimiz tarafından işlerin çokluğu nedeniyle onların hazırladığından birer nüsha koyarak halledileceğini söylediğinden bültenler düzenlenmemiştir. Kredi kartı ve mavi çek verildiğinde karşılığı çıkmayan çek bulunduğunun ve başka bankalara kredi kartı borçları olduğunun gözden kaçtığını, Bahri Başaran için istihbarat bülteni düzenlenmediğinin dikkatini çekmediğini, Naci mavi kart ve tüketici kredilerini ödeyeceklerini taahhüt ettiklerinden onlara inanarak takibe koymadığını söylemiştir.
Davalı, biri biriyle, özellikle ortakları yönünden irtibatlı üç şirket ve ortaklardan iki gerçek kişiye kredi ve kredi kartı verirken gerekli özeni göstermediğini banka müfettişine verdiği ifadesinde bildirmiştir. Davalı hakkındaki soruşturma belgelerinin tümü dosyaya getirilmemiştir. Mahkemece, emekli bir banka müdürü bilirkişi tayin edilmişi ve o bilirkişinin yeterince irdeleme ve tartışma yapmadan, yani sonuç olarak doyurucu olmayan raporu dayanak yapılarak davanın reddine karara verilmiştir. Şu durumda, davalının kullandırdığı krediler nedeniyle yapılan soruşturma dosyası tümü ile getirilip bankacılık hukukunda uzman üç kişiden oluşturulacak bir kurul marifetiyle gerekli inceleme yaptırılarak, oluşacak duruma göre bir karar verilmek gerekirken davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy