(2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı Erdal vekili Avukat tarafından, davalılar S... Belediye Başkanlığı ve Ünal aleyhine 8/11/2002 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın görev yönünden ve husumtten reddine dair verilen 28/4/2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, belediyede memur olarak çalışan davacının tedavi giderlerine ilişkin alacak istemiyle kurum ve belediye başkanı aleyhine 22/10/2002 tarihinde yaptığı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup; mahkemece belediye başkanı hakkındaki dava bölümü husumetten reddedilerek bu davalı yararına %40 kötüniyet tazminatına hükmolunmuştur.
İİK'nun 67/2. maddesinde "... takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine ... tazminatla mahkum edilir" düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenleme itibariyle, takibin haksız ve kötüniyetli olması koşullarının birlikte aranacağı anlaşılmaktadır. Somut olayımızda, davacının önce belediye aleyhine icra takibi yaparak aynı alacağı 5/6/2000 tarihinde istediği, o takibin belediyenin itirazı üzerine durduğu, bu kez idari yargıda belediye aleyhine aynı alacak için açtığı iki ayrı idari davada, dilekçelerin usulüne uygun olmaması nedeniyle reddedildikleri, bu süreçten sonra yapılan 22/10/2002 tarihli icra takibinde belediye başkanının da borçlu gösterildiği anlaşılmaktadır. Davacının tedavi giderleri nedeniyle alacaklı bulunduğunu ileri sürerek hukuki yollardan hakkını araması, davalının bu hukuki süreç içinde belediye başkanı olarak icra mevkiinde bulunması ve belediye tüzel kişiliğini temsilen hukuki savunmalarda bulunması ve iki icra takibi arasında geçen süre gözetildiğinde icra takibinin haksız olduğu belirgin ise de kötüniyetli takip yapıldığının kabulü olanaklı değildir. Belediye Başkanı davalı hakkındaki icra takibinin kötüniyetli olmadığı nedeniyle davalı Ünal'ın kötüniyet tazminatı isteminin reddedilmesi gerekirken, mahkemece adı geçen davalı yararına İİK'nun 67. maddesine aykırı olarak tazminata karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın ( 2 ) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA; diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy