(2709 S. K. m. 73) (1086 S. K. m. 417) (3065 S. K. m. 20)
Dava: Davacı Emine'ye velayeten Süleyman ve Halime vekili tarafından, davalı Yusuf aleyhine 11.7.1995 ve 13.3.1996 gününde verilen dilekçelerle ile trafik kazası sonucu yaralanmadan dolayı tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 28.2.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazına gelince; davacı, davalının sürücüsü olduğu aracın kendisine çarpması sonucu yaralandığını belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin bir bölümü hüküm altına alınmıştır. Kararı taraflar temyiz etmişlerdir.
Davacı uğradığı zarar nedeniyle 500.000.000 lira maddi ve 300.000.000 lira manevi tazminat istemiş; mahkemece 26.011.500 lira maddi ve 200.000.000 lira manevi tazminata hükmedilmiş; istemin diğer bölümü ise reddedilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 417. maddesi gereğince davanın kısmen kabulü halinde yargılama giderleri kabul ve reddedilen miktarlara göre taraflara yükletilir. Aynı yasanın 423. maddesine göre vekalet ücreti de yargılama giderlerine dahildir. Diğer yandan, 8.12.2002 günü yayımlanıp yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 5. maddesi gereğince, hangi aşamada olursa olsun, dava takibini kabul eden avukat tarifeler hükümleriyle belirli ücretin tamamına hak kazanır. Aynı tarifenin 20. maddesi gereğince de, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.
Şu durumda, reddedilen maddi ve manevi tazminatlar nedeniyle davada kendisini vekil aracılığı ile temsil ettiren davalı yararına Avukatlık Yasası ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3- Tarafların öteki temyiz itirazına gelince; Anayasa'nın 73. maddesinde; vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı hükme bağlanmıştır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Yasası'nın 20/4. maddesi gereğince de; belli bir tarifeye göre tespit edilen işlerde Katma Değer Vergisi dahil edilerek tarifenin belirleneceği ve Katma Değer Vergisinin müşteriye ayrıca yansıtılamayacağı öngörülmüştür. Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21. maddesinde ise; Bu Tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı kanun hükümleri gereği Katma Değer Vergisi ayrıca ilave edilir. hükmü yer almaktadır.
Yukarıda anılan Anayasa ve Katma Değer Vergisi Yasası hükümlerine aykırı düzenleme içeren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21. maddesi gereğince vekalet ücretine Katma Değer Vergisi uygulanmış olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına, (3) sayılı bentte gösterilen nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA; tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 09.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy