(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Davacı-karşı davalı N.K. vekili Avukat D.K. tarafından, davalı-karşı davacı E.Ç. aleyhine 09.11.2001 gününde verilen dilekçe ile gayri resmi evli eşler arasındaki maddi ve manevi tazminatın dava, birleşen ve karşı dava ile istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının davasının kısmen kabulüne, karşı davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat davasının reddine dair verilen 18.04.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı-karşı davacı E.Ç'ın tüm, davacı-karşı davalı N.K.'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacı-karşı davalı N. K.'nın diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, gayri resmi evli eşler arasındaki maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı N.K., çeyiz eşyaları ile ziynet eşyalarının aynen mevcut değilse bedellerinin tazminini, ayrıca bu dava ile birleşen Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/1092 Esas sayılı dava ile de manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı E.Ç., Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/764 Esas sayılı davası ile davacı N.K. aleyhine ziynet eşyalarını alıp evi terk etmesi nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş ve ilk dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Yerel mahkemece taraflar arasında resmi nikah bulunmaması nedeni ile aralarındaki ilişkinin nişan olarak kabul edilip mutad hediyeler yönünden davanın reddine, mutad olmayan hediyelerin ise iadesine, düğünde yapılan masrafların ve takılan paraların yarı yarıya paylaştırmasına, manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Taraflar evlenmek amacı ile bir araya gelmişlerdir. Hatta bunun için geleneklere uygun olarak düğün de yapmışlardır. Bu haliyle evliliğin resmi olmayan yönü gelenekler itibariyle tamamlanmıştır. Bu bakımdan bu ilişkiyi nişan olarak yorumlamak olanaksızdır. Yanlar 3 aylık bir süre ile karı-koca olarak yaşamışlardır. Davacıya düğünde gerek gelecekteki eşi ve gerekse yakınları tarafından takılan takılar bağışlanmış sayılır ve ona ait kabul edilir. Bu durumda davalının taktığı ve halen davacıda bulunan 4 adet burmanın davalı ya iadesi ve davalıda bulunan 1 adet setin de davacıya iadesi isteğinin reddi doğru değildir.
Düğünde takılan ziynetlerin tamamının davacıya aidiyetine karar verilmesi gerekirken yarısına hükmedilmesi de ayrı bir bozma nedenidir. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı-karşı davalı N.K. yararına bozulmasına, davacı-karşı davalı N.K.'nın diğer temyiz itirazları ile davalı-karşı davacı E.Ç.'ın tüm temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenle reddine ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı-karşı davacıya yükletilmesine ve temyiz eden davacı-karşı davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy