(818 S. K. m. 41, 50)
Dava: Davacı T... Üniversitesi Rektörlüğü vekili Avukat tarafından, davalılar Poyraz ve diğerleri aleyhine 15/10/1998 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen 29/1/2003 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 11/11/2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan asiller Suat, Ahmet ve Ahmet ve vekilleri Avukat ve Avukat geldiler, karşı taraftan davacı ve diğer davalı adlarına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, rücuen ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın reddine ilişkin karar dairece, rücuya konu zararın ortaya çıkmasında davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğinden bozulmuş, yerel mahkemece bozmaya uyulmuş, ayrıca bir inceleme yapılmadan davanın aynen, müştereken ve müteselsilen tahsil biçiminde kabulüne karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı Rektörlüğün, tahsis kararı iptal edilen bina nedeniyle dava dışı Özel İdare Müdürlüğüne ödediği tazminatın rücuen davalılardan tahsiline ilişkindir. Yerel mahkeme bozmaya uyarak davanın kabulüne, alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermiş ise de, rücu davalarında kural kişilerin kusurları oranında sorumlu tutulmalarıdır. İsteğe uygun, fakat genel kurala aykırı olarak davalıların ne derece kusurlu bulundukları belirlenmeden, dayanışmalı olarak sorumlu tutulmaları doğru değildir. Şu durumda mahkemece yapılacak iş, zararlandırıcı eylemde hangi davalının katılımı olduğu ve varsa hangi derecede kusurlu olduklarını belirleyerek varılacak sonuca göre sorumlu tutulmalarıdır. Yukarıda anılan hususlar gözardı edilerek davalıların haksız eyleme katılımları ve kusurlarının ne olduğu belirlenmeden, dayanışmalı olarak sorumlu tutulmaları usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA ve temyiz eden davalılar vekilleri için takdir olunan 275.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/11/2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy