(1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacı Fetih Mıdık vekili Avukat S. Yılmaz Türkmenoğlu tarafından, davalı Şükrü Mıdık aleyhine 1.5.2002 gününde verilen dilekçe ile yeni yönetim kurulunun yasal olduğunun ve eski yönetim kurulunun kanunsuz olarak yerlerini işgal ettiklerinin tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 3.6.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, Uşak Ziraat Odası Yönetiminin Oda Meclisince görevden alınarak yeniden yapılan seçimde kendisinin başkan olmak üzere yeni yönetim kurulunun seçildiğini, ancak eski yönetim kurulunun yönetimi ve evrakları teslim etmediklerini belirterek, yeni yönetim kurulunun yasal yönetim kurulu olduğunun ve eski yönetim kurulunun kanunsuz olarak yerlerini işgal ettiklerinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece yeni yönetimin prosedüre uygun oluşturulmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Karar davacı yanca temyiz edilmiştir.
Yasalarda genel anlamda tepbit davalarının varlığını düzenleyen yasa kuralları bulunmamakla birlikte, tespit davalılarının da dinlenebileceği uygulamada ve yerleşmiş yargı kararlarında kabul edilmiş bulunmaktadır. Tespit davası bir hukuki ilişkinin tespitine yöneliktir. Hukuki ilişkiden amaç, bir kişi ile diğer bir kişi veya eşya arasında somut bir olaydan kaynaklanan ilişkidir. Her türlü ilişki tespit davasının konusu olabilir. Ancak maddi olayların soyut ilişkileri tespit davasının konusu olamazlar. Tespit davası bir hukuki ilişkinin saptanmasına yönelik olmakla birlikte, diğer davalarda olduğu gibi tespit davasında da hukuki yarar bulunması zorunludur. Tespit davasının dinlenebilmesi için davacının hakkı veya hukuki durumu bir tehlike ile karşı karşıya bulunması, tehdit nedeniyle hakkının sağlanmasında duraksama meydana gelmesi veya tespit isteyenin yararı zarar görecek nitelikte olması ve tespit talebiyle bu tehdit ortadan kaldırılabilmelidir.
Davacının isteği ve yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alındığında davacının eda davası açması gerekir. Davacının iddiası eda davasında irdelenmelidir. Tespit davası açılmasında hukuksal yarar yoktur. Davanın bu nedenle reddi gerekir. Ne var ki karar sonuç itibariyle doğru olduğundan HUMK. nun 438. maddesi gereğince gerekçe değiştirilerek kararın onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy