(2330 S. K. m. 1)
Davacı İçişleri Bakanlığı vekili Avukat tarafından, davalılar Şerif ve Mustafa aleyhine 19/2/2001 gününde verilen dilekçe ile rücuan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10/9/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Şerif tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, 2330 sayılı yasa gereği ödenen tazminatın rücuen alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kabul edilmiş, karar davalılardan Şerif tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kanıtlara ve taraf açıklamalarına göre; davalıların dava dışı kişiyi tehdit ettikten sonra kaçarken, polis memuru Sinan tarafından takip edildiği, bu esnada davalı Mustafa'nın silahla havaya ateş ettiği, bu kovalamaca esnasında anılan polis memurunun ayağının burkularak yaralandığı anlaşılmaktadır. Nitekim davalı Mustafa memura mukavemet suçundan mahkum olmuş; davalı Şerif ise bu suçtan beraat etmiştir. Davanın konusu anılan polis memuruna ödenen tazminattır.
Açıklanan şu durum itibariyle, davalı Şerif'in kaçmaktan başka bir eylemi, bu bağlamda polise karşı bir hareketi yoktur. Bu nedenle anılan davalının sorumlu tutulmaması, hakkındaki davanın reddedilmesi gerekir. Yerel mahkemece bu yön gözetilmeksizin onun da sorumluluğuna karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06.11.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Davalılar, üçüncü bir kişiyi tehdit etmişler ve olay yerinden kaçarken yaralanan ve kendisine 2330 sayılı yasa ile ödeme yapılan polis memuru Sinan'ın bu kişileri kovalarken, ayağı burkulmuştur. Davalılardan Mustafa, olay sırasında havaya ateş de etmiştir. Davalılar hakkında yapılan yargılama sonunda, Mustafa'nın hükümlülüğüne, davalı Şerif'in de beraatına karar verilmiştir.
Davacı tarafından, 2330 sayılı yasaya göre, polis memuruna yapılan ödeme, davalılardan rücuen istenmiş ve mahkemece kabul edilmiştir. Dairece, davalı Şerif'in bir haksız eylemi bulunmadığı gerekçesi ile karar bozulmuştur. Bozma nedenine katılamıyorum.
Şöyle ki; ceza dosyası incelendiğinde her iki davalının, üçüncü kişiye karşı, silahla tehdit ve azmettirme suçundan hükümlülüğüne karar verilmiştir. Şerif için, memura mukavemet etmediği gerekçesi ile beraatı yönünden hüküm kurulmuştur. Olay, her iki davalının yukarıda belirtilen suçu işledikleri zannı üzerine, olay yerine polis memurunun gelmesi ile kaçmaları ve polis memurunun da davalıları kovalarken, yaralanmasından kaynaklanmaktadır. Polisin suç işlediği iddia ve zannedilen bir kişiyi yakalaması, görevleri arasındadır. Davalıyı kovalarken yaralanmıştır. Diğerinin mahkumiyeti, salt silah atmasından kaynaklanmaktadır. Davalı Şerif'in silah atmaması, onun polis memurunun yaralanmasına neden olmadığı sonucunu doğurmaz. Bu nedenle bozma gerekçesine katılamıyorum. İşin esasının incelenmesi gerektiği düşüncesindeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy