(818 S. K. m. 41, 43)
Dava: Davacı E. Tekin vekili Avukat O. Albaş tarafından, davalı Kemalpaşa Vergi Dairesine izafeten Maliye Hazinesi aleyhine 3.10.2001 gününde verilen dilekçe ile ihalenin feshi nedeniyle uğranılan zararın istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin reddine dair verilen 25.9.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı, davalı idare tarafından açılan ihaleye katılarak satın aldığı taşınmazın daha sonra ihalenin usulsüz yapılmış olması nedeniyle iptal edilmesi üzerine elinden çıktığını belirterek uğradığı zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece istem reddedilmiştir. Kararı davacı temyiz etmiştir.
Dosya içeriğine göre; davalı idarenin dava dışı bir şirketin vergi borcundan dolayı haciz edip açık artırma yolu ile satışa çıkardığı taşınmazı davacının açık artırmada satın aldığı ve taşınmazın davacı adına tescil edildiği; borçlu şirket tarafından açılan ihalenin feshi davası sonunda, satış ilanının borçlu şirkete tebliğ edilmemiş olması ve ilk satış günü ile ikinci satış günü arasında 7 günden fazla süre bulunması nedenleriyle ihalenin fesih edildiği ve kararın kesinleştiği; yine borçlu şirket tarafından açılan tapu iptali ve tescil davası sonunda davacı adına oluşturulan tapunun iptal edilerek taşınmazın borçlu şirket adına tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Açık artırmada satın alarak adına tescil ettirdiği taşınmazın mülkiyet hakkını kazanan davacının, ihalenin feshi sonucu taşınmazın elinden çıkması nedeniyle zarara uğradığı açıktır. Mahkemenin, davacının, iki ihale arasındaki sürenin yasada öngörülen süreye uygun olmadığını ve ilanın borçluya tebliğ edilmediğini ihale koşullarını inceleyerek öğrenebilecek durumda bulunduğu nedenleriyle davacının tam kusurlu olduğu biçimindeki ret gerekçesi, istemin tümden reddedilmesini gerektirmez, ancak indirim nedeni olabilir.
Şu durumda mahkemece yapılacak iş; davacının mülkiyeti kazandığı gündeki taşınmaz değeri ile taşınmazın davacının elinden çıktığı günkü değerlerini belirlemek; onların arasındaki farktan, yukarıda açıklanan davacının bölüşük kusuru gözetilmek suretiyle uygun bir indirim yapmak, bu arada davacının taşınmazdan elde ettiği semereler de indirilerek sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilmeden, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy