(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Ahmet B. ve Ayşe B. vekili Avukat N. Atasoy tarafından, davalı B. Başaran aleyhine 27/10/2000 gününde verilen dilekçe ile haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19/11/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, dava konusu taşınmazdaki hisselerine yönelik olarak davalının tapu iptali-tescil davası açtığını ve hisselerine ihtiyati tedbir koydurduğunu, ancak sonra dava reddedilmekle tedbirin haksızlığı nedeniyle; tedbirle tasarruf yetkilerinin kısıtlandığı, davanın sürmesi nedeniyle taşınmazdan istifade edemediklerini, bu zaman zarfında taşınmazın satılamadığından sermayeden yoksun kaldıklarını, bu sermaye ile kuracakları işin kazancını alamadıklarını ve nihayet 17 Ağustos 1999 depremi nedeniyle taşınmazın satış değerinin düştüğünü belirterek maddi tazminata hükmedilmesini istemişlerdir. Mahkemece taşınmazın tedbir tarihi ile bu dava tarihi arasındaki değerleri ayrı ayrı belirlenerek dolara endekslenmek suretiyle bulunan değerlerin farkına tazminat olarak hükmedilmiştir. Ne var ki, davacıların yukarıda özetlenen ileri sürdüğü hususlar ve mahkemece hüküm altına alınan zarar ile tedbir kararı arasında uygun sebep sonuç ilişkisi, yani illiyet bağı bulunmamaktadır. Davanın ileri sürülüş biçimine göre hükmedilen davacıların zararı, deprem felaketi ve dolar kurunu da büyük ölçüde etkileyen ekonomik krizlerden kaynaklanmaktadır. İlliyet bağının olmadığı bir olayda failin meydana gelen zarardan sorumlu tutulması düşünülemez. Şu durumda davanın tümden reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy