(4721 S. K. m. 4) (818 S. K. m. 43)
Davacı C. Levent Ü. vekili Avukat Erdem Meço tarafından, davalı Kamil U. aleyhine 28/8/1998 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle 5.000.000.000 lira manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın 2.500.000.000 liralık kısmının kabulüne dair verilen 3/10/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davacı İzmir'de yayınlanan Kanal 1'de 12/9/1997 tarihinde yayınlanan spor programında kendisini kastederek " Alışmış miras yemeye... Devamlı gündemde kalıp başkalarının verdiği paraların üstüne oturacak. Bu acınacak bir durum. Amacı günü kurtarmak,", "Siz hayattaki başarısızlıklarınızı gündemden düşmemek için maalesef her türlü şeyi yapacak karakterde bir insansınız", "Siz Altay gol kaçırdığı zaman "tuh" diyebilecek kadar bazı duygularınızı yitirmiş bir insansınız.", "Ben 50 milyar parayı bırakacağım, siz de aslanlar gibi oturup yiyeceksiniz. Var mı öyle avanta", "Sn. Ürkmez'in şeyi günü kurtarmak. İnanın sayın Ü.'le muhatap olmak midemi bulandırıyor. Bu kulübün en büyük belalısı zararlısı Sn. Levent Ü.'dir." demek suretiyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia etmiştir. Yerel mahkemede bu olguları saldırı olarak kabul edip tazminata hükmetmiştir. Ne var ki, bunlardan davacıyı amaçlayarak "onunla muhatap olmak midemi bulandırıyor." ve "Bu kulübün en büyük belalısı ve zararlısı Sn. Levent Ü.'dir." denmesi saldırı niteliğinde olup, diğer söylemlerde kişilik haklarına saldırı bulunmadığından, bu husus göz önünde bulundurularak tazminat miktarının buna göre belirlenmesi gerekirken tüm sözlerin saldırı oluşturduğu gerekçesi ile fazla tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Şu durumda yukarıdaki ilkeler ve yayındaki sözler birlikte değerlendirilerek daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 8/5/2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy