(818 S. K. m. 41, 42, 43)
Dava: Davacı-Karşı Davalılar Hayrettin Bozacı ile ANS Ltd. Şti. vekili Avukat Burhan Amman vd. tarafından, davalı-Karşı Davacılar Kenan İnci ile Baki Gül aleyhine 13/03/1996 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasından doğan maddi tazminatın dava ve karşı dava ile istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/04/2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi Davalı-Karşılık Davacılar vekili Avukat Besim Yücel tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle araç hasarı, tedavi gideri ve işten kalma tazminatı, karşı dava ile de araç hasarı istemine ilişkindir. Davacı-karşı davalı ANS Ltd. Şti.nin maddi tazminat isteminin reddine, diğer davacı-karşı davalı Hayrettin Bozacı ile davalı-karşı davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabullerine karar verilmiş, karar davalı-karşı davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı-karşı davalı Hayrettin Bozacı'nın yaralanma sonucu kısmen SSK'da kısmen de özel hastanede tedavi gördüğü ve bu sırada çalışamadığı, o nedenle SSK tarafından davacıya iş görmezlik ödeneği adı altında ödeme yapıldığı ve yine peşin sermaye adı altında maaş bağlandığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu kalem ödemelerin rücu kapsamında olup olmadığı belirlenmelidir. Mahkemece yapılacak iş, yardımın peşin sermaye değeri ile iş görmezlik ödeneğinin neden bağlandığı anılan kurumdan sorularak rücu kapsamında olduğunun belirlenmesi halinde hesaplanan zarardan düşülmesi gerekir. Bu yönün gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı-Karşı davacılar, araçta meydana gelen hasar, değer kaybı ve aracın kullanımından doğan zararlarını istemişlerdir. Mahkemece hasar bedeline hükmedilmiş ise de araç değerindeki değer kaybı ve kullanamamaktan dolayı kar yoksunluğuna hükmedilmemiştir.
Davaya konu aracın hasara uğradığı ve onarıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda aracın onarıldıktan sonraki rayiç değerinin olaydan önceki değerinden az olacağının kabulü gerekir.
Çünkü tamamen onarılmış olsa bile araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikte hiç hasara uğramayan araç değerinden düşük olacaktır. Zararı tazminle yükümlü olan kimse, tazmin borcunu doğuran eylemin meydana gelmesinden önceki durumu iadeye mecburdur. O halde mahkemece aracın uğrayacağı değer kaybının bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekir. Diğer taraftan bu hasardan dolayı aracın kullanılmadığı günler için davalı-karşı davacıların zararına da hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2 ve 3) nolu bentlerde açıklanan nedenle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy