(2709 S. K. m. 28) (4721 S. K. m. 24, 25)
Dava: Davacı D.P. vekili Avukat Ö.K. tarafından, davalı C.Ü. vd. aleyhine 17.6.2003 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 27.5.2003 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre 21.2.2002 günlü yayına ilişkin temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-20.3.2002 günlü yayın ile ilgili temyiz itirazlarına gelince; davacı, H. Gazetesinin 20.3.2002 günlü sayılarında yayımlanan yazıda kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu benimsenerek manevi tazminata hükmedilmiştir. Kararı davalılar temyiz etmişlerdir.
Davaya konu edilen 20.3.2002 günlü yayında davalılardan C.Ü. tarafından "Türkiye'de ne sağ var, ne de sol" başlığı altında yayımlanan yazının son bölümünde başlıktaki konudan farklı olarak "AÇIKLAMA" başlığı altında; "En son taşeronluğunu yüklendiği görev sinekten yağ çıkararak vatan hainlerini tespit etmek olan tetikçi, benim bir TV programında sarf ettiğim, "Türkiye, Türklere bırakılmayacak kadar önemli bir ülkedir." sözümü cımbızla bütününden ayıklamış ve beni de vatan hainleri safına katmış. Onun bu tavrı eşyanın tabiatına uygun olduğu için önemli değil. Ancak, yanından kovulana kadar Apo'nun peşinde giden, şimdi de Müslüman kasabı Miloseviç ile karşılıklı hayranlık mektupları değiş tokuş eden bu yeni milliyetçinin peşine ülkücü arkadaşlar düşünce bu açıklama gerekli hale geldi. Bütün içinde o cümle Batı'nın bize bakış açısını anlatan bir konuşmanın sadece bir parçasıdır. Cümle onların ağzını yansıtmaktadır. Konuşmanın bütününü görmek isteyenler Habertürk'ten kaset kayıtlarını ( Avrupa Kulübü Programı-12.03.2002 ) isteyebilirler. İlgililere duyurulur!" biçiminde yayın yapılmıştır. Davacı, bu yayın nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek istekte bulunmuştur.
Davaya konu edilen ve yukarıya alınan yazıda davacının adı geçmediği, normal düzeydeki bir okuyucunun, yazıda kastedilenin davacı olduğu sonucuna varamayacağı gözetildiğinde yayının davacıya yönelik olduğu benimsenemez. Yerel mahkemece, anılan yönler gözetilmeyerek, 20.3.2002 günlü yayından dolayı da davacı yararına manevi tazminata hükmedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2 ) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy