(818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Davacı S. U. vekili Avukat C. B. tarafından, davalı TMST T. Sistemler Paz. Tic. ve Servis AŞ. aleyhine 22.8.2001 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda: davanın kısmen kabulüne dair verilen 7.5.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalı şirkette mali ve idari işler direktörü olarak çalıştığını, işe ilk başladığında 4300 USD aylık almakta iken kendisiyle birlikte yönetim kurulu üyesi olan kişinin aylığının 6000 USD'ye çıkarılması ile aynı statüde olan kendisinin de aylığını 6000 USD olarak almaya başladığını yetkililerden maaşını fazla aldığı yolunda bir uyarıda bulunulmadığını, ancak Şubat 2001'de istifa etmek zorunda bırakılmasından sonra davalı firma tarafından Cumhuriyet Savcılığına emniyeti suiistimal suçundan şikayette bulunulduğunu ve Cumhuriyet Savcılığınca takipsizlik kararı verildiğini belirterek davalının haksız şikayeti sonucu kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat istemiştir.
Davalı cevabında davacının hesapları incelendiğinde çalıştığı Ekim 1998/Şubat 2001 tarihleri arasındaki yaklaşık 28 aylık dönem içinde sözleşmeye göre hak ettiği ücret ve diğer; parasal haklarının dışında hukuki hiçbir gerekçesi olmadan şirketin banka hesaplarından kendi hesabına 64.780 USD geçirdiğinin anlaşılması üzerine şikayet ettiklerini, yasal haklarını aradıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının şirketi parasal kayba uğrattığı konusunda herhangi bir delil ve belge olmadığı halde hakkında şikayet dilekçesi verilip soruşturmaya muhatap tutulmasının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle istem kısmen kabul edilmiştir.
Dosyadaki delilerden, davacının maaşını emsaline göre kendisinin arttırarak aldığı yolundaki beyanından davalının şikayetine konu fazla para alınması olayı ile ilgili emare olduğu anlaşılmaktadır. Zaten Cumhuriyet Savcılığı takipsizlik kararında da sanığın şirketin malını edinmek kastıyla hareket etmediği, çektiği paraların kendi hakkı olduğunu bilerek hareket ettiğinden emniyeti suiistimal suçunun unsurunun oluşmadığı ve uyuşmazlığın hukuki olduğu belirtilmiştir. Şu durumda davalı Anayasa tarafından güvence altına alınmış olan yasal şikayet hakkını kullanmıştır. Anılan yön gözetilmeden davanın reddi gerekirken kısmen kabulü usul ve yasaya aylan olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harem istek halinde geri verilmesine 01.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy