(818 S. K. m. 41, 42, 43)
Dava: Davacı Halil Bildirici vekili Avukat Mehmet Tuncel tarafından, davalılar Tubin İnş. San. Tic. A.Ş. vd. aleyhine 11/11/2002 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 3/6/2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılardan Tubin İnşaat A.Ş., Tefken İnşaat A.Ş. ve Özdemir İnşaat A.Ş. tarafından temyiz olunmuştur.
Davada, davalıların yol yapımından kaynaklanan tozlanma nedeniyle uğranılan zararın giderimi istenilmiştir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporları sav ve savunmaları karşılayacak nitelikte görülmemiştir. Bu bağlamda olmak üzere:
Uyuşmazlığın niteliği itibariyle, zarar ve kapsamı konusunda inşaat ve mimar bilirkişi görüşünün alınması doğru değildir. Bu yönün, yerel ve zirai bilirkişiler dinlenilerek çözüme kavuşturulması gerekir. Bilirkişiler ile yerinde inceleme yapılarak; taşınmazın değerinde ileri sürülen eksilmenin nedeni ve gerekçeleri belirlenmeli; davalıların eyleminin etkisi ve katkısı açık bir biçimde gösterilmelidir. Bu konuda, yeterli ve denetime elverir gerekçeler de gösterilmeksizin, taşınmazın değerinde azalmanın benimsenmesi doğru görülmemiştir. Diğer yandan, taşınmaz üzerindeki ürün zararı bakımından ise; tozlanmanın gelişim ve üretime etkisi ve olumsuz katkısı oransal olarak belirlenmeli; dayanakları gösterilmeli; zararın hangi yıla ilişkin olduğu ve yıllar arasındaki farklılığın nedenleri de gösterilmelidir. Zararın kapsamının belirlenmesinde ise, ürünün taşınmazdaki hali ile değerlendirmesi yapılmalı ve bundan üretim giderleri düşülerek net zarar saptanılmalıdır. Bu noktada da, üretime ve giderlere esas verilerin, denetim olanağı sağlar bir biçimde gösterilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle, yeterli görülmeyen bilirkişi raporlarına dayalı olarak hüküm oluşturulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacının temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, davalıların %50 kusurlu bulunduklarına ilişkin bilirkişi raporu esas alınmış ve belirlenen zararın yarısına hükmedilmiştir. Şu durumda, davacıların bölüşük kusuruna ilişkin bir belirleme ve kabul söz konusu değildir. Buna rağmen, gerekçe gösterilmeksizin belirlenen zarar miktarından indirim yapılması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılar yararına; (3) nolu bentte gösterilen nedenle de davacı yararına BOZULMASINA; diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 29.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy