(818 S. K. m. 60)
Dava: Davacı Adike Peker vd. vekili Avukat Semih Değim tarafından, davalı İsmail Aksoy aleyhine 28.3.2000 tarihinde verilen dilekçe ile trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan ek maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.10.2002 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu edilen trafik kazası 13.4.1995 günü meydana gelmiştir. Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nun 17.8.1998 günlü raporunda; 13.4.1995 gününde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının sağ gözünün hiç görmediği, kazadan 6 ay sonra hafıza kusurları başlayarak giderek arttığı, kooperasyon kurulamadığı, sponton olarak anlamsız konuştuğu, psikiyatrik yönden organik beyin sendromu tespit edildiği, buna göre beden çalışma gücünün en az 2/3 oranında kaybetmiş sayılacağı bildirilmiştir.
28.3.2000 gününde açılan ve saklı tutulan kısımla ilgili bu dava sebebiyle davalı yan süresinde ve yöntemine uygun olarak zaman aşımı def'inde bulunmuştur. Mahkemece 27.12.2001 tarihli ara kararı ile adli tıp kurumu raporları kapsamına göre davacıda oluşan rahatsızlığın gelişen bir durumun sonucu olduğunun kabulü gerektiği, bu sebeple zaman aşımı süresinin dolmadığı gerekçe gösterilerek zaman aşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
17.8.1998 günlü adli tıp raporu gelişen durum olarak kabul edilse bile dava 28.3.2000 günü zaman aşımı süresi dolduktan sonra açılmıştır. Borçlar Kanunu'nun 60/1. maddesindeki 1 senelik zaman aşımı süresi geçmiştir. Şu halde davanın süresi içerisinde açılmadığı ve bu suretle zamanaşımının gerçekleştiği gözetilerek mahkemece davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemenin kabul biçimine göre de istek olmadığı durumda faize hükmedilmesi doğru değildir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 07.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy