(1086 S. K. m. 417, 423) (1136 S. K. m. 164)
Davacılar İ.E. vekili Avukat N.T. tarafından davalılar U.O ve H.G aleyhine 17.2.2002 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.12.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ve davalılardan U.O vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1. Dosyadaki yazılar, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görünmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2. Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; yargılama ve hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir. Yargılama giderleri de hükmün sonuçlarına göre yanların sorumlulukları ile ilgili bulunduğundan. hüküm ile birlikte karara bağlanması gerekir. 29.5.1957 tarih ve 4/16 sayılı İBK) bu bağlamda, yargılama giderleri, aleyhine hüküm alan tarafa yükletilir ve vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir. (HUMK. m. 417/1. m. 423/b.6)
Diğer yandan 4667 sayılı Yasanın 77. maddesi ile değiştirilen 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 164/son maddesindeki düzenlemede, dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukatlara ait olacağı belirtildiği gibi, bu hükme koşut bir düzenleme de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti biçiminde yer almıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Yasası ve gerekse de yasaya dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan düzenlemeler; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ilişkin hükümlerin kaldırıcı veya değiştirici nitelikte değildir. Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin ve bu bağlamda vekalet ücretinin davanın tarafları hakkında kurulması gerekir. Avukatlık Yasasındaki vekalet ücreti avukata aittir biçimindeki düzenleme, hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, taraf sıfatı bulunmayan vekil yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HUMK'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle kararın vekalete ilişkin hüküm fıkrasında yer alan davacı vekiline ve davalı vekiline sözcük dizilerinin çıkarılarak yerine davacıya ve davalıya sözcük dizilerinin eklenmesine, tarafların diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzetilmiş bu biçimi ile ONANMASINA ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 12.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy