(818 S. K. m. 41, 42) (1086 S. K. m. 423)
Dava: Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat Necibe Taşyurt tarafından, davalılar Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve diğerleri aleyhine 31/7/2001 gününde verilen dilekçe ile izinsiz kum alımından doğan tazminat, men'i müdahale ve eski hale getirilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı Belediye hakkındaki davanın hakem sıfatı ile bakılmak üzere tefrikine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne dair verilen 26/3/2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili Avukat Necibe Taşyurt tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan çay yatağından izinsiz kum alımı nedeniyle maddi tazminat, men'i müdahale ve eski hale getirme istemine ilişkindir. Davalı Belediye hakkındaki dava hakem sıfatı ile bakılmak üzere tefrik edilmiş, diğer davalılar yönünden, davalıların aldıkları kum miktarı belirlenerek davanın ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalıların haksız eylemi nedeni ile mahallinde yapılan tespit ve yargılamanın devamı sırasında yapılan keşifler neticesinde bilirkişiler zararı istemden fazla tespit ettiği halde davalıların beyanı kabul edilerek istemden aza hükmedilmesi doğru değildir.
Ayrıca davalıların birlikte kum aldıkları tanık ifadelerinden anlaşıldığı ve istem zincirleme sorumluluk esasına göre olduğu halde her bir davalının değişik miktarlarda sorumlu tutulması da ayrı bir bozma nedenidir.
b) HUMK. nun 423. maddesine göre yargılama giderlerinin neler olduğu sayılmış olup tespit masrafları da yargılama giderlerindendir. Mahkemece tespit giderlerinin yargılama giderlerine katılmaması ve yargılama giderlerinin de denetime müsait olacak şekilde dökümünün yapılmaması da doğru değildir. Karar bu nedenle de bozulmalıdır.
c) Dava haksız eyleme dayanılarak açılmıştır. Haksız eylemden kaynaklanan tazminat isteklerinde zarar olay tarihinde gerçekleşmiş olduğundan davalı da o tarihte zararı ödeme yükümlülüğü altına girmiştir. Diğer bir anlatımla davalının olay tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmelidir. Şu halde davacı olay tarihinden itibaren faiz isteminde bulunduğu halde, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a, b ve c) nolu bentlerinde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenle reddine 14.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy