(818 S. K. m. 41, 49) (1136 S. K. m. 164/son) (1086 S. K. m. 417/1, 423/b.6)
Dava: Davacı Abdullah Çınar vekili Avukat Hakan Omaç tarafından, davalı Hayri Çınar aleyhine 6.7.2001 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 20.6.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı kardeşi ile komşu olduklarını, taşınmazının etrafını çevreleyen tel örgülerini davalının söküp attığını yeniden tel örgü alarak çekilmesi için işçilik masrafı yaptığını ve olaydan dolayı üzüldüğünü belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı ise davacının kadimden beri kullandığı yolu tel örgü çekerek kapattığından sadece geçişini sağlayacak kısmı kaldırdığını kabul etmiştir. Davalının evine geçiş için yasal yollardan yol hakkı sağlayacağına davacının kendi arazisine çektiği telleri toplayıp attığı anlaşılmaktadır. Mahkeme de hükmettiği işçilik ücretinin miktarı ile bunu doğrulamıştır. Bir taraftan davalının kaldırdığını kabul ettiği yerdeki dikenli tel çekme ücretini aşarak tüm taşınmazın etrafına tel çekme işçiliğine hükmederken, diğer taraftan dere içinde bulunduğu anlaşılan tellerin oradan çıkarma bedeline de hükmedilmemiştir. Eğer tellerin atıldığı uçurumdan çıkarılması mümkün değilse, tellerin bedeli hakkında da bir karar vermek gerekir. Mahkeme bu hususta suskun kalmıştır. Açıklanan nedenlerle hükmedilen miktar çelişkili ve davacının tüm zararını karşılar nitelikte olmadığından karar bozulmalıdır.
3) Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; Yargılama ve hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir. Yargılama giderleri de hükmün sonuçlarına göre yanların sorumlulukları ile ilgili bulunduğundan, hüküm ile birlikte karara bağlanması gerekir. (29.5.1957 tarih ve 4/16 sayılı İBK.) Bu bağlamda, yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir ve vekâlet ücreti de yargılama giderlerindendir. (HUMK.m.417/1, m. 423/b.6)
Diğer yandan, 4667 sayılı Yasa m.77 hükmü ile değişik 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın m.164/son maddesindeki düzenlemede; dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olacağı belirtildiği gibi; bu hükme koşut bir düzenleme de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti biçiminde yer almıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Yasası ve gerekse de yasaya dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan düzenlemeler; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun, davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ilişkin hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte değildir. Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin- ve bu bağlamda vekâlet ücretinin- davanın tarafları hakkında kurulması gerekir. Avukatlık Yasası'ndaki, vekâlet ücreti avukata aittir biçimindeki düzenleme hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır. Açıklanan nedenlerle, taraf sıfatı bulunmayan vekil yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenle taraflar yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 14.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy