(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 417, 423) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Davacı Niyazi Dülger tarafından, davalı Baki Dülger ve Vedat Ö. aleyhine 3.9.2003 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeni ile maddi tazminat ile birleşen dava ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; zamanaşımı nedeni ile davanın reddine dair verilen 14.10.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava, haksız haciz nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı Baki Dülger ile bu davalının avukatı olan diğer davalı Vedat Ö.'ün hakkında kambiyo senedine dayalı icra takibi yaptığını, ancak senedin kambiyo senedi niteliği taşımayıp adi senet olduğu halde davalıların eylemi sonucu minibüsüne haciz konarak kar kaybına uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar zamanaşımının geçtiğini savunmuşlardır. Mahkemece dava zamanaşımı nedeni ret edilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Olayda zamanaşımı gerçekleşmemişse de, davacının senette yazılı miktar kadar borçlu olduğu tartışmasızdır. Davalılar adi senede dayanarak icra takibi yapıp, minibüs üzerine haciz koydurma olanağına sahiptirler. Gerçekleşen haciz işlemi ve yoksun kalınan kazanç kaybı davacının borcunu ödememesinden kaynaklandığı gibi, aynı minibüs üzerine başkalarının da haciz koydurduğu da anlaşılmaktadır.
Her ne kadar dava zamanaşımı nedeniyle ret edilmişse de aslında davanın esasına girilerek esastan ret edilmesi gerekir. Bu durumda yukarıda yapılan açıklama gibi sonucu itibari ile doğru olan kararın değiştirilen gerekçe ile onanması uygun bulunmuştur.
2- Yargılama ve hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir. Yargılama giderleri de hükmün sonuçlarına göre yanların sorumlulukları ile ilgili bulunduğundan, hüküm ile birlikte karara bağlanması gerekir. (29.5.1957 tarih ve 4/16 sayılı İBK.). Bu bağlamda, yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir ve vekâlet ücreti de yargılama giderlerindendir. (HUMK.m.417/1, m. 423/b.6).
Diğer yandan, 4667 sayılı Yasa m.77 hükmü ile değişik 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın m.164/son maddesindeki düzenlemede; dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olacağı belirtildiği gibi; bu hükme koşut bir düzenleme de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekâlet ücreti biçiminde yer almıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Yasası ve gerekse de yasaya dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan düzenlemeler; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun, davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ilişkin hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte değildir. Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin -ve bu bağlamda vekâlet ücretinin- davanın tarafları hakkında kurulması gerekir. Avukatlık Yasası'ndaki, vekâlet ücreti avukata aittir biçimindeki düzenleme hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, taraf sıfatı bulunmayan vekil yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir. Ancak, yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını da gerektirmediğinden; hükmün, HUMK.m.438 uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasının vekâlet ücreti ile ilgili bulunan 5 ve 6. paragrafındaki davalılar vekiline verilmesine sözcük dizilerinin silinerek yerine davalılara verilmesine sözcük dizilerinin yazılmasına, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenle reddine, kararın düzeltilmiş bu biçimi ile ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy