(818 S. K. m. 41, 42, 43, 47)
Dava: Davacı Gürhan Kurç ve diğerleri vekili Avukat Serap Demir tarafından, davalı Recep Acar aleyhine 3.8.2000 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanmadan dolayı tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 24.9.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazına gelince; davacı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle hastane, ilaç, yol gideri ve benzeri harcamalar yaptığını, öğrenime geç başlaması nedeniyle ekonomik geleceğinin ve ilerdeki imkanının olumsuz yönde etkilendiğini belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, belgelenen tedavi harcamaları hüküm altına alınmış, tamamen iyileştiği, arızası kalmadığı benimsenerek diğer istemleri reddedilmiş, manevi tazminatın ise bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir. Kararı davacılar temyiz etmişlerdir.
Dava açılmasına neden olan olaydan dolayı davacının 90 gün mutad iştigaline engel olacak ve 120 günde iyileşecek biçimde yaralandığı, bu yüzden belgelenebilen ve belgelenemeyen tedavi giderleri harcadığı, okula bir yıl geç başladığı dosya arasındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı, belgelediği tedavi giderleri dışında bu yolda bazı giderleri olduğunu bildirerek ve öğretimin bir yıl geri kaldığını ileri sürerek istediği maddi tazminatları açıklamıştır. Mahkemece belgelenen tedavi giderleri hesaplamaya esas alınmış öğretimin bir yıl geri kalmasına ilişkin istem yanılgılı bilirkişi raporuna dayanılarak reddedilmiştir.
Oysa belgelenemeyen tedavi giderlerinin belirlenebilmesi için bu konuda uzman doktor bilirkişiden rapor alınabileceği gibi hakim Borçlar Yasası'nın 42. maddesi gereğince kendisi de bu tür mutad giderleri takdir edebilir. Aynı yöntemle yaralanan küçüğün eğitimden geri kalması nedeniyle uğradığı zararın takdirinde de mümkündür. Bu ilke ve yasal olanaklar göz ardı edilerek yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3- Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayın oluş biçimine, küçüğün yaralanma derecesine ve olay tarihine göre mağdur küçük Gürhan Kurç için takdir olunan manevi tazminat azdır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ve olayın özelliği gözetilerek daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri için karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2 ve 3) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy