(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Y. A. tarafından, davalı Z. K. vd. aleyhine 26.02.2003 tarihinde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 07.10.2003 tarihli kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak tetkiki davalılar tarafından süresi içerisinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 29.06.2004 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan asıl B. Ş. D. ile karşı taraftan davacı vekili Avukat D. K. geldiler, sair davalı Z. K. adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacı; Ankara Barosuna bağlı avukat olduğunu, İstanbul Barosuna bağlı avukat olan davalıların davacı hakkında yaptıkları icra takibini Avukatlık Meslek Kurallarına aykırı olarak ve davacıyı küçük düşürmek amacıyla Ankara Barosu Başkanlığına bildirdiklerini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, İstanbul Barosu yerine Ankara Barosuna bildirim yapılması ve davacı avukatın borcunu ödemediğinin bildirim yazısında vurgulanması sebebiyle davalıların sorumluluğuna karar verilmiştir.
Avukatlık Meslek Kurallarının 27/2. maddesinde, bir avukatın başka bir avukata karşı asil ya da vekil sıfatıyla takip edeceği davayı kendi barosuna bir yazı ile bildireceği düzenlenmiştir. Her ne kadar bu maddede açıkça bahsedilmiyorsa da, maddenin düzenleniş biçimi, dava kavramı içerisinde evleviyetle icra takibinin de bulunması İstanbul Barosu Başkanlığının davalılar hakkında disiplin soruşturmasına yer olmadığına ait kararındaki yorum ve uygulama gözetildiğinde; anılan maddenin icra takiplerini de kapsadığı anlaşılmaktadır.
Davalıların Ankara Barosu Başkanlığına gönderdikleri 19/04/2002 günlü bildirim yazısında vekillik görevini üstlendiğimiz ...'nin tarafımızdan ....s. dosyası ile yasal takibe geçilen icra dosyasında borçlu Y. A.'nın avukat olduğunu iş bu dilekçe tarihi ile öğrenmiş bulunmaktayız. Bilgilerinize arz olunur. sözcükleri yazılıdır. İşbu yazıdaki sözcükler itibariyle davacının kişilik hakkına saldırı oluşturan hukuka aykırı bir durum bulunmadığı gibi, davacının borçlu olduğunun belirtilmesi de saldırı amacıyla değil onun hakkında icra takibi yapıldığının açıklanmasına yöneliktir. Bu itibarla dava konusu yapılan yazı içeriği, tamamen yukarda belirtilen meslek kuralına uygun bir bildirimde bulunması gereken hususları taşımakta ve davalıların sorumluluğunu gerektirmemektedir. Bu bildirimin hangi baroya yapılması gerektiği konusuna gelince; davaya ve hükme dayanak yapılan 27/2. madde numaralı meslek kuralı, düzenleniş biçimi itibariyle yorumu gerektirecek şekilde kaleme alınmıştır. Bildirimin yapılacağı belirtilen kendi barosuna sözcüğü, somut olaydaki gibi iki faklı baroyu kayıtlı olan avukatlar yönünden; bildirimde bulunan avukatın mı yoksa aleyhine bildirim yapılan avukatın mı barosunun kastedildiği konusunda duraksama yaratmaktadır.
Nitekim davalı avukatlar da bu duraksama sebebiyle kendilerince hukuki bir yorum yaparak davacının barosuna bildirimde bulunmuşlardır. Bu hukuki yorumun kasıtlı veya kötü niyetli olduğu da davacı tarafından kanıtlanamamıştır. Kaldı ki yanlış hukuki yorum yapılarak meslek kuralında ön görülen barodan başka bir baroya bildirim yapılması durumunda, Ankara Barosu Başkanlığının bu bildirimi doğru baroya göndermesi gerekmektedir.
Dosyadaki bilgi, belge ve açıklamalar ve yukarıda belirtilen hususlar irdelenip değerlendirildiğinde davalıların davacı hakkında Ankara Barosu Başkanlığına yaptığı bildirimde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Şu durum karşısında davanın reddedilmesi gerekirken mahkemece davalıların sorumluluğuna karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeple BOZULMASINA ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 29.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy