(818 S. K. m. 113, 101)
Dava: Davacı Orhan Karabuda vekili Avukat Atilay Dalkılıç tarafından, davalılar Sait Güneri ve diğerleri aleyhine 31/3/2003 gününde verilen dilekçe ile faiz alacağının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin reddine dair verilen 12/9/2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, daha önce açtığı 2002/142 Esas, 2003/24 Karar sayılı tazminat davasında, dava dilekçesinde faiz istenmediği halde son oturumda faiz isteminde bulunmuş; mahkemenin faiz isteminin de kabulü yönünde kurduğu hüküm, o davada faize karar vermesi usul hükümlerine aykırı bulunarak bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyularak faize hükmedilmemiş olduğundan, o davada verilen faiz isteminin reddi kararı bu dava için kesin hüküm oluşturmaz. Ancak eldeki davanın da yöntemine uygun açılmış faiz alacağına ilişkin bir dava olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır. Önceki davada istenilen tazminatlara faiz yürütülmesi biçimindeki bir istemle hukuksal sonuç alınamaz.
Başka bir davada unutulan faiz isteminin, daha sonra bir dava haline getirilerek istenebilmesi, dava tarihine kadar geçen süre için istenilen faiz miktarı ( müddeabih ) belirtilip harcının yatırılması gibi dava açım koşulları da gerçekleştirilmek suretiyle mümkündür. Diğer bir anlatımla, faiz alacağının miktarı belirlenip harcı yatırılarak ayrı bir alacak davasına konusu edilebilir ve mahkemece de ayrı bir dava olarak incelenip sonuçlandırılabilir. Böylece biçim koşullarına uygun olarak bir dava açılmış bile olsa Borçlar Yasası'nın 113. maddesinde öngörülen koşullar karşısında istemin mümkün olup olmadığı da ayrıca gözetilmelidir.
Yerel mahkemece, anılan yönler gözetilerek, faiz alacağının miktarı davacıya açıklattırılıp açıklanan miktar üzerinden nispi harç alındıktan sonra işin esası incelenerek varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, önceki davadaki bozma kararına yanlış anlam verilerek, davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy