(2709 S. K. m. 73, 129) (657 S. K. m. 13) (3065 S. K. m. 20) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Davacılar Özden Yalım ve Erden Yalım vekili Avukat Ayhan Koşar tarafından, davalılar Sağlık Bakanlığı ve diğerleri aleyhine 21.12.2000 gününde verilen dilekçe ile yanlış tedaviden kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın Sağlık Bakanlığı yönünden yargı yolu bakımından, diğer davalılar yönünden husumet yönünden reddine dair verilen 18.4.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davalı Sağlık Bakanlığı'na yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalılardan Taner Çolak ve Şükrü Bayraktar'a yönelik temyize gelince;
Dava, desteğin yanlış tedavi sonucu ölümünden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalıların Anayasa'dan kaynaklanan idari görevlerini icra ederken zarar verdikleri iddia edildiği ve devlet memurlarının görevlerini yaparlarken üçüncü kişilere verdikleri zararlardan dolayı husumetin Devlet'e yöneltilerek idari yargıda dava açılabileceği gerekçe gösterilerek anılan davalılar yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin kişisel kusurlarına dayanılarak açılan davalar, Anayasa'nın 129/5. fıkrasının kapsamı içinde düşünülemez. Anılan madde ve 657 sayılı Personel Yasası'nın 13. maddesinde kamu görevlisinin, yasal çerçeve içinde kalmak koşulu ile yetkisini kullanma durumunda üçüncü kişilere verilen zararlardan öncelikle idare aleyhine dava açılabileceği öngörülmüştür. Somut olayda davacı, davalıların salt kişisel kusuruna dayanmıştır. Kaldı ki olayla ilgili olarak ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında davalılar kusurlu bulunmuşlar, sanık olarak yargılanan davalı Taner Çolak'ın mahkumiyetine dair verilen karar temyiz aşamasında 4616 sayılı Yasa uyarınca bozulmuş ve ceza davası ertelenmiştir. Diğer davalı Şükrü Bayraktar hakkında da ceza mahkemesince Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. Dava konusu eylemden dolayı davacıların uğradığı zararın davalıların kişisel kusuru sonucu gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek ve varılacak sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın husumetten reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Mahkemece takdir edilen vekalet ücretine, katma değer vergisi eklenerek hüküm kurulmuştur. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesinde; bu tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı Yasa hükümleri gereği katma değer vergisi ayrıca ilave edilir. denilmekte ise de, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Yasası'nın 20/4. maddesinde, belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile biletle tahsil edilen hallerde tarife ve bilet bedeli, katma değer vergisi dahil edilerek tespit olunur ve vergi müşteriye ayrıca intikal ettirilmez. hükmü ile Anayasa'nın 73. maddesinde belirtilen vergi, resim harç ve benzeri yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. şeklindeki yasa maddelerinin bu düzenleniş biçimine karşın, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesindeki düzenleme biçiminin yer almış bulunması, normlar arasında aykırılık yaratmıştır. Bu gibi durumlarda ve Yargılama Hukuku bakımından öncelikle gözönünde tutulacak hüküm, Anayasa kuralıdır. Yukarıda yazılı olan Anayasa kuralına dayanılarak çıkarılan 3065 sayılı yasanın 20/4. maddesinde, yukarıda açıklandığı üzere, bu nitelikteki tarifelerde öngörülen miktarın içinde Katma Değer Vergisi'nin de bulunduğu, diğer bir ifade ile Katma Değer Vergisi'nin, tarifede belirlenen miktar içinde yer aldığı belirtilmiştir. Şu durumda, yasa hükmü gözetildiğinde, tarifedeki ücrete ayrıca Katma Değer Vergisi'nin eklenmemesi gerektiği kabul edilmek gerekir.
Mahkemenin yukarıda yazılı olan bu yasal düzenlemeleri gözetmeden, tarifede belirlenen ücrete ayrıca Katma Değer Vergisi eklenmesi biçiminde vardığı sonuç usul ve yasaya aykırı olup karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) ve (3) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davacıların davalı Sağlık Bakanlığı'na yönelik temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddi ile kararın davalı Sağlık Bakanlığı yönünden ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy