(1086 S. K. m. 74)
Davacı İsmet Kuz ve diğerleri vekili Avukat Ahmet Egesel tarafından, davalı Sefer Duru ve Şah İsmail Duru aleyhine 9.2.2000 ve 7.11.2002 gününde verilen dilekçeler ile haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.11.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar İsmet Kuz ve Hafize Kuz, oğullarının davalıların haksız eylemi sonucu ölmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve derin giderinden oluşan toplam 1.000.000.000 lira maddi tazminat istemişler ve fakat defin giderine ilişkin miktarı belirtmedikleri gibi, anne ve baba için ne miktar destekten yoksun kalma tazminatı istediklerini de belirtmemişlerdir. Bu husus duruşma aşamasında da davacılara açıklattırılmamıştır. Yargılama sırasında davacılar def in giderine yönelik maddi tazminattan vazgeçmişler, hesap bilirkişi raporuna göre babanın destekten yoksun kalma zararının bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkeme ise, davacılardan maddi tazminata esas kalemleri miktar olarak sorup belirlemeden hem baba İsmet Kuz'un destekten yoksun kalma tazminatına hem defin giderlerine yönelik davayı reddetmiş hem de davacı anne Hafize Kuz'un destekten yoksun kalma talebi olarak istenen maddi tazminatın aynen kabulüne hükmetmiştir. Bu durum HUMK.nun 74. maddesine aykırı görüldüğünden, davacılardan maddi tazminata esas miktarları açıklattırılarak buna göre kabul ve reddedilen kısım belirlenerek, davacıların talebi göz önünde bulundurularak bir hüküm kurmak gerekirken yazılı gerekçe ile talepten fazlaya hükmedilmek suretiyle verilen kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacılar dava dilekçesinde istem kalemlerine faiz yürütülmesini unuttuklarından 7.11.2002 tarihli dilekçe ile maddi ve manevi tazminatlara. olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesini istemişlerdir. Davacılar bu istemlerine ıslah adını vermişlerse de, faiz isteminin yeni bir istem kalemi olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda olay tarihinden bu dava tarihine kadar maddi ve manevi tazminat istemleri için istenilecek faiz karşılığı miktar belirlenerek, harcı da yatırılarak usulünce talepte bulunulması üzerine faiz talebi konusunda bir hüküm vermek gerekirken bu hususların göz ardı edilerek faiz isteminin kabulü usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA ve davalıların diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy