(4721 S. K. m.186, 683) (1086 S. K. m.417) (Hayat Sigortaları Genel Şartları C.13)
Dava: Davacı Fatma B. tarafından, davalılar Vahit B. ve Mustafa B. aleyhine 9/7/2002 gününde verilen dilekçe ile eşya alacağının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/11/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili Avukat Aydın Asiırmak ve davacı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; davacının ziynet eşyalarına ilişkin davası, mahkemece reddedilmiştir. Davalılar, dava konusu edilen ziynet eşyalarının evin ihtiyacı için bozdurulup harcandığını savunmuşlar, davalı tanıkları da bu savunmayı doğrulayan anlatımlarda bulunmuşlardır.
Ziynet eşyası, davacıya bağışlanan ve ona ait bulunan eşya durumundadır. Eski MK.'nun 152. (Yeni MK. 186.) maddesine göre, evin iaşe giderlerini karşılamak kocaya ait bir görevdir. Davalı kocanın davacıya ait ziynet eşyasını satarak bedelini ev giderinde harcaması, bu ziynetlerin davacıya iade edilmesi gerçeğini değiştirmez ve davalıyı bu sorumluluktan kurtarmaz. Şu durum karşısında ziynet eşyaları yönünden de davanın kabulü gerekirken, mahkemece savunma tanık anlatımları ve yasal düzenleme gözetilmeksizin bu dava bölümünün reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; davada husumet iki davalıya yöneltilmiş olup gerekçe ve hüküm bölümünde "davalı" kelimesi kullanılarak bir davalı aleyhine hüküm kurulmasına rağmen bu davalının hangi davalı olduğunun karar yerinde açıklanmaması suretiyle infazda tereddüt yaratacak biçimde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
4-Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen, kabul ve ret edilen miktarlar üzerinden alınması gereken karar ve ilam harcı miktarı ile fazla alınmışsa iadesi gereken veya noksan alınmışsa tahsili gereken harç miktarlarının kararda belirtilmemiş olması; yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre paylaştırılması yönünde hüküm kurulmamış olması; ayrıca reddedilen miktar üzerinden yargılamada kendisini avukat ile temsil ettiren davalılar yararına avukatlık ücreti takdir edilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davacı yararına, (3) nolu bentte gösterilen nedenle davalılar yararına, (4) sayılı bentte gösterilen nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA; tarafların diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 23.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy