(818 S. K. m.41) (2709 S. K. m.72)
Dava: Davacı Milli Savunma Bakanlığı vekili Avukat Süheyla Yiğit tarafından, davalılar Erkan A. ve diğeri aleyhine 28/1/2002 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeni ile hasar tazminatı istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/12/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine vekili ile davalılardan Erkan A. taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, askeri aracın devrilmesi nedeniyle hasar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davalılardan Bülent Ö. hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Adı geçenin astsubay olduğu ve trafik kazasından altı gün önce diğer davalıya sürmesi için devrilen otoyu teslim ettiği anlaşılmaktadır. Davalı sürücünün er olduğu ve askeri sürücü belgesinde binek oto vizesi bulunmadığı, ancak iki haftalık bir intibak eğitimi sonucu yapılacak sınavda başarılı olması durumunda oto kullanabileceği, bu koşulları taşımayan birinin binek oto kullanmasındaki sakıncaların öngörülerek ona binek oto sürücülüğü yaptırılmaması gerekirken Bülent Ö.'ün diğer davalıyı sivil plakalı kartal marka askeri otomobili teslim ederek sürmekle görevlendirmesinin özensiz ve kusurlu bir davranışı oluşturduğu, bu eylemle trafik kazası arasında uygun illiyet bağı bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Şu durum karşısında davalı Bülent Ö.'ün de sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, mahkemece adı geçen hakkındaki davanın reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı Erkan A'nın diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, askerlik hizmeti dolayısıyla verilen zarar nedeni ile müteselsil sorumlu Devletin ödediği tutarın, öteki sorumluya rücuuna ilişkindir.
Rücuun amacı, birlikte sorumlular arasında hakkaniyete göre denge kurmaktır. BK'nun 50. maddesi, hakimin takdirini temel almıştır. Anılan madde buyruğuna göre, ilgililerin birbirlerine karşı rücu hakları olup olmadığını ve varsa kapsamını hakim takdir edecektir. Bu madde, her ne kadar birden çok kimselerin ortak kusurlarıyla zarar oluşturmalarını düzenlemiş ise de onu izleyen 51. maddedeki (birden çok kişilerin değişik hukuksal nedenlerden sorumluluğunda da) belirtilen kural geçerlidir. Öyleyse, çok tipli teselsülde de hakim, rücu kapsamını takdir durumundadır.
Kusur, kapsam belirlemede etkin ise de hakkaniyet, onunla birlikte değerlendirilmesi gereken öğelerdendir. Davalı, Anayasa'nın 72. maddesi gereği, hakkı olan askerlik ödevi sırasında kusuru ile zarara yol açmıştır. Hizmetin karşılığında ücret almaması ve Anayasal ödevde bulunması dolayısıyla onun, tazminatın tümüyle sorumluluğu durumunda hakkaniyet öğesi, kapsam belirlemede dikkate alınmamış olma sonucunu doğurur. Şu durum karşısında anılan öğe değerlendirmeye katılarak tazminattan belirli bir indirim yapılmak üzere yerel mahkeme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davacı yararına, (3) nolu bentte gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA; tarafların diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı Erkan Arda'dan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy