(1086 S. K. m. 75, 213, 275, 283, 284, 363) (818 S. K. m. 42) (4721 S. K. m. 4)
Dava: Davacı Şahabettin H. vekili Avukat F. Üger tarafından, davalı TEDAŞ Diyarbakır Müessese Müdürlüğü aleyhine 26/11/2002 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26/11/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin ret kararının gerekçesi, tespit sırasında görüş bildiren bilirkişinin uzman olmaması ile davalı tarafın delil tespitine itirazı ve başkaca delil sunulmamış olmasıdır. Bu gerekçeler hiçbir biçimde kabul edilebilir nitelikte değildir. Şöyle ki:
Davacı, davalı kuruma ait elektrik direklerinden kaynaklanan yangın sonucunda ekili ürününün yandığını ileri sürmüştür. Bu sav, haksız eylem niteliğinde olup, her türlü delil ile kanıtlanabilir. Hukuk yargılamasının, taraflarca hazırlama ilkesine uygun olarak yürütülmesi asıldır. (HUMK. m.75/1) Fakat bu ilke, soruşturmanın taraflarca yapılacağı anlamına gelmez. Aksine iddia ve savunma çerçevesinde soruşturmayı yürütmek hakimin görevidir. (HUMK. m.213 vd.) Diğer yandan, kural olarak, zararı ve kapsamını kanıtlamak davacıya düşer. (BK. m.42/1) Ancak, zararı ve gerçek miktarını kanıtlamak mümkün olmadığı takdirde, hakim olayın özelliğini ve oluş biçimi ile zarar görenin aldığı önlemler ve diğer olguları da gözeterek, giderim sorumluluğunu ve kapsamını belirler. (BK. m.42/2, MK. m.4) Burada, hakim bakımından bir yetkinin kullanılmasının ötesinde, bir ödevin söz konusu olduğu da unutulmamalıdır. Mahkemece, tazminat hukukuna egemen bu ilkenin hiç göz önünde bulundurulmaması, doğru değildir.
Somut olayda, dava konusu ile ilgili olarak jandarma, belediye ve davalı idare tarafından tutanaklar düzenlendiği, anlaşılmaktadır. Bu tutanakların getirtilmesi için ilgilisinin istemi koşul değildir. Yukarıda açıklandığı üzere, iddia veya savunma çerçevesinde kanıt olarak dayanıldığı açık olan bu belgeler, hakim tarafından getirtilmelidir. Diğer yandan, genel kural, tanıkların taraflarca gösterilmesidir. Ancak, dava dosyasına usulüne uygun biçimde girmiş olan belgelerde adı geçenler, mahkemece, olay koşulları göz önünde tutularak ve gideri de uygun görülecek yanlardan birinden alınmak suretiyle kendiliğinden tanık olarak dinlenilebilir. (HUMK. m.75/3) Mahkemece, bu yönün göz ardı edilmesi de doğru görülmemiştir.
Dava konusu ile ilgili olarak delil tespiti yapılmıştır. Mahkemece, bu tespit, davalının yokluğunda yapıldığı ve bilirkişinin de uzmanı olmadığı konuda görüş bildirdiği nedeniyle kabul görmemiştir. Söz konusu tespitte ürün zararı konusunda bilirkişi görüşü alınmıştır. Mahkemenin gerekçesinin aksine, bilirkişinin kusur sorunu konusunda bir açıklaması yoktur. Yalnızca, zararın yüzde yüz olduğu belirtilmiştir. Ki, bu da, ürünün tamamen zarar gördüğü anlamını taşır. Diğer yandan, tespitin davalının huzuru ile veya yokluğunda yapılmasının, hükme esas alınması anlamında bir değeri yoktur. Mahkemece değerlendirilecek delillerden yalnızca biridir. Yeterli görülmediği takdirde, başvurulacak yol ve yöntem de yasada açıkça yazılıdır. Bilirkişiden ek görüş alınabileceği gibi, başka bir bilirkişiden de yararlanılabilir. (HUMK. m.283, m.284) Bu bakımdan hakim, gerek keşif ve gerekse de bilirkişi deliline kendiliğinden re'sen başvurma yetki ve olanağına da sahiptir. (HUMK. m.275, m,363) Mahkeme kararı bu yönüyle de doğru değildir.
Tüm bu açıklamalar karşısında, yetersiz soruşturmaya ve yanılgılı gerekçelere dayalı karar, usul ve yasaya açık aykırı olup; bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy