(3213 S. K. m. 46)
Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat Ayşe Kıran tarafından, davalı Özmer S. ve Tabi Mermer San. ve Tic. A.Ş. aleyhine 7/9/2000 gününde verilen dilekçe ile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerden taş malzemesi alınması nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece, davanın reddine dair verilen 11/4/2002 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/1/2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı adına gelen olmadı, karşı taraftan davalı şirket vekili Avukat M. Adnan Kayaçetin geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava Maliye Hazinesi'ne ait yerden mermer taşı çıkartılması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava reddedilmiş, karar davacı yanca temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kanıtlara göre davalı tarafından mermer çıkarılan yer Maliye Hazinesi adına tapuda 108 ada, 4 nolu parsel ve 168 ada, 25 nolu parsel ile kayıtlı bulunmaktadır. Ayrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nca verilmiş 29/1/1997 tarihli ve 10 yıl süreli işletme ruhsatı kapsamı içindedir.
3213 sayılı Maden Yasası'nın 46. maddesinin 1. fıkrasında "maden arama dönemi içerisinde arama sahası özel mülkiyete konu gayrimenkul üzerinde kullanma amacına münhasır olmak üzere belli süreler için madenci, Bakanlığa müracaat ile irtifak ve/veya intifa hakkı tesisi isteyebilir". 2. fıkrasında ise "irtifak ve/veya intifa hakkı karşılığı, Kamulaştırma Kanunu'na uygun olarak seçilecek bilirkişiler tarafından tespit edilir" hükümleri konulmuştur. Bu yasal düzenlemeye göre, maden işleticisinin özel mülkiyete konu olan bu yer üzerinde bedelini ödemek suretiyle irtifak hakkı kurması gerekmektedir. Davalı yan, bu gerekliliğe uymadığına göre, bu hususun ve bu bağlamda bedelin belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; 21/4/2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy