(1086 S. K. m. 388) (818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Haluk vekili Avukat tarafından, davalı Hıncal aleyhine 7/5/2002 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırılması nedeniyle 25.000.000.000 lira manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın 1.500.000.000 liralık kısmının kabulüne dair verilen 15/11/2002 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/11/2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı adına kimse gelmedi, karşı taraftan davacı vekili Avukat geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde davalı tarafından yazılan yazı nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesinin yanı sıra karar metninin yayınlanması talebinde de bulunmuştur. Yerel mahkemece manevi tazminat hüküm altına alınmış ise de, yayın talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Mahkeme kararında, tarafların istemlerinin kabul ve reddedilen kısmının açıkça belirtilmesi bir usul hukuku kuralıdır. Yerel mahkemece davacı tarafın yayın talebi konusunda olumlu veya olumsuz karar verilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2 ) nolu bentte gösterilen nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının yukarıda ( 1 ) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacı vekili için takdir olunan 275.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin temyiz eden davalıya yükletilmesine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 18/11/2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy