(818 S. K. m. 47, 49)
Davacılar Gönül Fatma Kerimoğlu ve Mehmet Levent Özgür vekili Avukat Vural Soytekin tarafından, davalılar Ak Sigorta A.Ş. ve İpragaz A.Ş. aleyhine 1/2/2001 gününde verilen dilekçe ile gaz zehirlenmesi nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı Ak Sigorta A.Ş. yönünden davanın husumet nedeni ile reddine, davalı İpragaz AŞ. yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/12/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı İpragaz A.Ş. vekili Avukat Burhan Veral tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacılar, davalı İpragaz Anonim Şirketine ait tüpün gaz kaçırması sonucu müşterek çocukları olan Gülce Özgür'ün zehirlenme sonucu Öldüğünü iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Davalı İpragaz A.Ş. vekili ise tüpün vanasındaki bir arızadan bahsetmenin mümkün olmadığını, tüpün davacıların evine olaydan çok önce takıldığını, vanada bir arıza olsa idi, daha önceden onaya çıkması gerektiğini. şofbenden kaynaklanabilecek arızalar nedeni ile sızıntı olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmış, rapordaki görüşe dayalı olarak hüküm kurulmuştur. Anılan raporda dava konusu olayda tüpün ve dedantörün gaz sızdırdığı, bu nedenle İpragaz A.Ş.'nin özen eksikliği sebebi ile olayda sorumlu olduğu açıklanmıştır. Ancak raporu düzenleyen bilirkişilerin bu konuda uzman oldukları anlaşılamamaktadır. Ayrıca dava konusu tüpü ve dedantörü görmeden raporu düzenlemişlerdir.
Dava konusu olayla ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2000/1328 Hazırlık nolu takipsizlik kararında; Gülce Özgür'ün olay günü banyo yaparken şofben gazı zehirlenmesi sonucu öldüğü, yapılan tahkikatta banyoda takılı bulunan şofbenin baca bağlantısının yapılmış olduğu ancak olay günü şiddetli lodos rüzgarının olması nedeni ile banyoya gazın geri geldiği ve ölümün bu nedenle olduğu olayda suç ve suçluluk halinin oluşmadığı açıklanmıştır. Şu durumda takipsizlik kararındaki bu belirleme ile bilirkişi raporundaki açıklamalar arasındaki çelişkinin giderilmesi bu konuda uzman bilirkişilerden rapor alınması. tüpün ve dedantörün gaz sızdırıp sızdırmadığının detaylı bir şekilde incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/6/2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy